“Geceleyin abdest aldım ve namaz kıldım. Ardından uyudum. Rabbimi en güzel sıfatta gördüm.(Kaynak: Hadis-i Tirmizî, Tefsir: 39, No: 3235, 5/368; Ahmed İbni Hanbel, Müsned, No:16621, 5/584)

İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin rüyada Allah’ın rububiyetini (Rabbani tecelliyatını) yüz kez müşahede ettiği, bildirilmiştir. (Kaynak: lbn-i Abidin, Reddu’l-Muhtar, 1/35)

 Bütün bunlar bize şunu göstermektedir: Allahu Tealanın rüya da görülmesi O’nun yüce Zâtının görülmesi değil, isim ve sıfatlarının tecellilerinin görülmesidir.
Birileri sosyal medyada, rüyada Allahu Tealanın görülmesi meselesini çarpıtarak Kur’an ayetlerine de kendi sığ aklı ile mana verip ehli sünnet alimlerini itibarsızlaştırmak için karalamaya çalışması, o kimsenin ilim ve irfandan uzak, konunun cahili  olduğunun bariz delilidir.
Kendilerine Allahu Teladan derin anlayış ve irfan verilmesini dileriz.

ALLAHU TEALA DÜNYA HAYATINDA İKEN GÖRÜLEBİLİR Mİ?

Büyük alim ve veli İmam-ı Rabbani kuddise sirruh) hazretleri mektubatında bu husu şöyle açıklıyor:
Her müslüman , önce Ehli Sünnet Velcemaat alimlerinin bildirdikleri gibi inanması lazımdır.
Cehennemin sonsuz azabından kurtulanlar yalnız bunlardır.

Allahu teala kendi Zatı ile vardır. Ondan başka her şey Onun var etmesi ile vardır. Kendisi, sıfatları ve işleri birdir. Yani, hiçbir şey hiçbir bakımdan Ona benzemez. Varlıkta ortak ve benzeri yoktur. Benzerlik yalnızca isim ve kelimelerdedir. Onun sıfatları da, işleri de, kendi gibi akıl ile anlaşılamaz ve anlatılamaz.
Allahu teala bilendir. Bu sıfatı da kadimdir. Sonra dan olma değildir. Hep var idi. ve basît yani, bir haldedir. Hiç değişmez bölünmez çoğalmaz. Fakat ilminde ve ilminin bu şeylere bağlanmasında , bir değişiklik olmaz. Ezelden ebede her şeyi her değişmeyi o şeylerin tüm hallerini yalnız bir bilişle bilmektedir. (Mektubat 1c.266)
O Server (Peygamberimiz) (aleyhissalatü vesselam) miraç gecesinde Rabbini dünya da görmedi, âhirette gördü. Çünkü, o Server o gece, zaman ve mekan çevresinden dışarı çıktı. Ezeli ve ebedi bir ân buldu. Başlangıcı ve sonu bir nokta olarak gördü. Cennete gideceklerin binlerce yıl sonra, Cennete gidişlerini ve Cennette oluşlarını o gece gördü. İşte o makamdaki görmek dünya da görmek, değildir.  Âhiret görmesi ile görmektir. (1.cldt. 283. Mektub)