RABITA

rabıta yapan gençRabıta Nedir?
Rabıta, gönül bağı demektir. Bu bağlantı müsbet (pozitif) veya menfi (negatif) olabilir.
Menfi Rabıta: Bir kimseye karşı haset etmek, kin gütmek ve nefret etmek gibidir. Bu tür rabıta zarar üzere kuruludur. Bunun zararı karşı taraftan daha çok, kişinin kendisine olur. Keskin sirkenin küpüne zarar verdiği gibi.
Müsbet Rabıta: Bu tür rabıta kendi arasında ikiye ayrılır. Maddi şeylere olan sevgi bağı, maneviyata olan sevgi bağıdır.
Maddi olan sevgi bağı, paraya, servete makama ve insanın (kadın-erkek) birbirine aşık olmasıdır ki buna mecazi aşk da denir. Bu tür bağlantı, kontrol edilemezse insanı hasta eder.
Manevi olan rabıta, bu hakikatte Allah’a olan sevgi bağıdır. Sevilenin sevdikleri de sevilmedikçe gerçek sevgi hasıl olmayacağı için Allah’ı sevip de O’nun sevdiklerini sevmemek kişiyi gerçek sevgiye ulaştıramaz. O sebepledir ki gerçek Allah sevgisine ulaşmak için, O’nun Rasulünü ve Rasülünün sevdikleri olan evliyayı ve alimleri sevmek elzemdir.
Rabıta, Neden Şeyhlere Yapılır.?
Büyük alim ve sufi İmamı Rabbani Müceddid-i Elf-i Sânî (k.s.) hazretlerine göre, İlahi feyz ve nurlar, Allahu Tealadan Rasulullahın(s.a.v.) gönül aynasına yansır. Ondan da tüm insanlara yansır. Ancak eşyanın hepsi saf ayna olmadığı için bir çokları bu ışıktan hem yararlanamaz hem de başkalarına yansıtamaz. Gönül aynalarını her türlü masiva sevgisinden saflaştıran mürşidlerin gönül aynası bu İlahi nurları yansıtabilecek nitelik kazandıkları için nur-u ilahiden nur-u Muhammed’e tebdil olan İlahi nurlara aynadarlık yaparlar.. Onun içindir ki gönlü saf sufi olan mürşidin gönlü trafo gibidir. Aslında mürşide rabıta, Rasulullahın gönül aynasından yansıyan İlahi ışığı yakalama çabasıdır.
Keşif
Başkalarına rüyada gösterilen melekut aleminin yansımaları, kalbi saf sufilere yarı dalgınlık anında daha net olarak gösterilir ki, buna keşif denilir. Bu evliya, gönül gözü ile baktığında kabir aleminin esrarını Allah’ın lütfu keremi ile görebilir.
Gönlü saf velilerin, ümmetin olumsuz ahvaline zahiren her vakit ağlayamamalarının sebebi, İlahi lütuf penceresinden yansıyan nurların halavetindendir (zevkindendir). Bu nurdan mahrum olan zahir uleması lütuftan mahrum oldukları için vaaz ederken bol bol gözyaşı dökerler. Çok ağlamalarının sebebi lütüfun az, korkunun çok olmasındandır. Avam halkın, zahir ulemasını velilerden daha üstün sanma yanılgılarının sebebi de budur.
Ruhu mutmain evliyanın ümit ve korkusu denktir, hatta ümidin korkudan biraz daha fazla olması sebebiyle evliyanın ahvali hep mahzunludur. (B.C.)

TEVEKKÜL

Zengin bir adam yemek yedikten sonra evinden dışarı yürüyüşe çıkar… Biraz yürüdükten sonra iki rekât namaz kılmak için bir mescide girer. O mescidin bir köşesinde bir adamın hıçkırıkla ağladığına şahit olur. Dayanamaz ve o adamın neden ağladığını sorar.
Yaklaşık 2000 tl. borcunun olduğunu ve bu sıkıntıdan kurtulmak için Allah’a yalvardığını söyler…
Zengin olan Müslüman bu rakamın kendisi için sorun teşkil etmeyeceğini bildirir ve o an cebinden 2000 tl’yi çıkarır verir… Para ile birlikte olası ikinci bir ihtiyaç durumunda kendisini araması için kartvizitini de verir…
Adam parayı alır ama kartı iade eder… Sebebini sorması üzerine ömür boyu unutamayacağı şu harika sözü işitir:
” İkinci kez borçlandığım durumda yine Allah’a yalvaracağım. Seni aramayacağım… Çünkü O seni bana gönderdi, senden başkasını da bana gönderir!”


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 soru “RABITA

  1. Selamun Aleyküm ve Rahmetullah
    Allah razı olsun. Allah u Teala kalplerimizi kaydırmasın. Ümmeti Muhammed’in içinde kimin kalbinde zerre iman var ise Rabbim kendisinden razı olsun.Bunu okuyan kardeşim de ben acize duayı çok görmesin. Selametle.

    • Aleykümselam ve rahmetullah.
      Size Allah için uyarı yapıyorum. Besmele ayetini rumuz veya isim olarak kullanmanız asla caiz değildir.