“Benim Sünnetimden Yüz Çeviren Benden Değildir” Hadis-i Şerifinin Gerçek Anlamı Nedir?

Mescid-i Nebi

Enes ibni Mâlik radıyallahu anh şöyle dedi:

Peygamber (aleyhissalatü vesselam)Efendimizin nâfile ibadetlerini öğrenmek üzere, üç kişilik bir grup, Peygamber (s.a.v.) Efendimizin hanımlarının evlerine geldiler. Kendilerine Efendimiz’in ibadetleri bildirilince, onlar bunu azımsadılar ve;
– “Allah’ın Resûlü nerede biz neredeyiz? Onun geçmişteki ve gelecekteki günahları bağışlanmıştır” dediler.
İçlerinden biri:
– “Ben ömrümün sonuna kadar, bütün gece uyumaksızın namaz kılacağım” dedi.
Bir diğeri:
– “Ben de hayatım boyunca gündüzleri oruç tutacağım ve oruçsuz gün geçirmeyeceğim” dedi.
Üçüncü kişi de:
– “Ben de sağ olduğum sürece kadınlardan uzak kalacak, asla evlenmeyeceğim” diye söz verdi.
Bir müddet sonra Peygamber efendimiz onlarla karşılaştı ve kendilerine şunları söyledi:
– “Biraz önce şöyle şöyle diyen sizler misiniz?” buyurdu.
Onlar:
-” Evet ey Allah’ın Elçisi.” dediler.

Rasulullah:
-”  Sizi uyarıyorum! Allah’a yemin ederim ki, ben sizin Allah’tan en çok korkanınız ve O’na en saygılı olanınızım. Fakat ben bazen oruç tutar, bazen tutmam. Geceleri hem namaz kılar, hem de uyurum. Kadınlarla da evlenirim. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse, o kimse benden değildir.” buyurdular.
Peygamber (s.a.v.) Efendimizin; ” Benim sünnetimden yüz çeviren kimse benden değildir.” hadisi şerifini, hadislerden anlamayan bazı zahir alimleri sünnetleri yapmayan kimselerin Müslümanlıkla alakalarının kesileceğini sanmışlar ve avam Müslümanları öyle korkutmuşlardır.
Bu gün bu anlayışın eseri olarak cami cemaatlerinin içerisinde anlayışı kıt bir çok kimse bulunmaktadır.. Bu tür  cahil kimseler, sünnetlere farzlardan daha fazla önem vermektedirler.. Halbuki ehl-i sünnet inancına göre bir kimse bir farzın farz olduğunu kabul ettiği takdirde onu yapmasa veya, bir haramın haram olduğunu inkar etmediği halde onu işlemiş olsa dahi, o durumda sadece günahkar olmaktadır. Böyle olunca da, sünnetleri işlemeyen bir kimse İslam’dan çıkmış olmaz. Aslında bu hadisi şerifte kastedilen mana sünnetleri beğenmemek veya küçümsemek anlamındadır. Böyle bir şey olursa o kimse ancak o takdirde  küfre girer.

 Kaynak: (Buhârî, Nikâh 1; Müslim, Nikâh 5.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir