Peygamberimizin (s.a.v.) Ölüleri Diriltme Mucizesi-1

Allah İsmi Şerifi

 

    

     Cabir bin Abdullah (Allah Ondan Razı Olsun), Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz ve Eshabından da (radıyallâhu anhum) bazılarını evine davet eder. Ziyafet için bir koyun (veya deve) keser ve zevcesine:
-” Ben bir miktar odun alıp geleyim.” der ve evden ayrılır.
Hz. Cabir’in iki küçük oğlu vardı. Büyük olan oğlu küçük oğlana;
-“Babamın koyunu nasıl boğazladığını gel sana göstereyim.” der.
O da:
-“Peki göster.” der.
Büyük oğlan küçüğün elini ayağını bağlar ve elindeki bıçağı küçüğün boğazına çalıp, başını gövdesinden ayırır. O dehşet verici durumu gören anne feryat edince, oğlan korkusundan dama kaçar. Kadın da peşinden gidince,  oğlan korkudan kendini damdan atar ve o da ölür.

      Kadıncağız, Peygamber Efendimizin o hadise sebebiyle üzülüp yemek yemeği terk edebileceğini düşünerek bu olayı sinesine çekerek sabır eder ve iki ölüyü de odaya koyup, üzerlerini örterek yemeği pişirmeye koyulur.  Yemek ortaya gelince, Cebrail aleyhisselam gelir:
-” Ey Allah’ın Rasulü, Allahü teâlâ bu yemeği Cabir’in çocukları ile birlikte yemeni emrediyor.” der.

     Allah’ın Rasulü Cabir’e:
-” Ey Cabir çocuklarını çağır gelsinler yemeği onlarla birlikte yiyelim.” der.
O da hanımına oğullarını sorar. Cabir’in Hanımı:
-” Burada yoklar” der.

     Hazret-i Cabir’de Resulullah’a:
-” Ey Allah’ın Rasulü çocuklar burada yoklarmış.” der.
Rasulullah tekrar emreder. Bunun üzerine Cabir’de hanımını sıkıştırır. Cabir’in Hanımı çaresiz durumu kocasına anlatır. Cabir çocuklarının durumu görünce şaşar kalır ve hanımıyla birlikte ağlamaya başlarlar. Allah’ın Elçisi bu vahim durumdan haberdar olup çok mahzun olur. Bunun üzerine Cebrail aleyhisselam gelir:
-“Ey Allah’ın Rasulü, Allahü teâlâ sana emir ediyor ki, onları çağır. Sen dua edeceksin bizler de “âmin” diyeceğiz Rabbul-Âlemîn o çocukları tekrar diriltecektir.” der.
Allah’ın Rasulü bunun üzerine dua Rabbine dua eder, Cebrail ve oradakiler de âmin derler. Hâlık-ı Zül-Celâl’de Oğlanların ikisini de diriltir ve Allah’ın Rasülü çocuklar ve Eshabı ile birlikte yemeklerini yerler.
Ve Huve alâ külli şeyin kadîr. Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye yeter.
İkinci Binin Müceddidi Büyük Alim ve Veli İmamı Rabbani hazretleri;
-”  Ölü kalpleri diriltmek ölüleri diriltmekten daha büyük mucize ve karamettir. Ancak; insanların bir çoğu ölüleri Allah’ın inayeti ile diriltmeyi daha büyük bir mucize sayarlar. ” diye buyurur.
Bu sebepledir ki, Peygamber (aleyhisselam) Efendimiz Kur’an ile ölü kalplerin diriltilmesine vesile olduğu için daha büyük bir mucizenin gösterilmesine sebep olmuşlardır.
Vesselam.

********************************************************************************

    

3 soru “Peygamberimizin (s.a.v.) Ölüleri Diriltme Mucizesi-1

  1. Murat Fakir
    15.05.2014 / 23:32 tarihinde gönderilmiş

    Bu yazının delili yoktur ve uydurmadır. Peygamberimizin (asm) tek mucizesi Kuran dır. Lütfen biraz araştıralım. Küfre düşmeyelim olmayan bir şeyi varmış gibi aktarmak çok sakıncalı. Eğer hala peygamberimizin(asm) bu türden ayın ikiye yarılması da dahil mucizeleri vardır diyorsanız Allah hidayet versin diyorum.
    ***************************************************************

    Murat Fakir isimli şahsa CEVABEN:
    Ben abdi aciz İSMET Alper. Siz bay Murat Fakir..! Şunu biliniz ki; Peygamber (s.a.v.) Efendimizin “Kur’an’dan başka mucizesi yok” diyen siz ve sizin gibi inananlara yazıklar olsun ve yine yazıklar olsun…
    Siz kendinizi ne sanıyorsunuz..? Sizin hayatınız kadar hocamızın tahsili var. Bir de utanmadan hocamıza biraz araştırma önermeye kalkıyorsunuz.. Sizin gibilere şöyle denir: “Türkçeden zayıfı var lügata imtihana gidiyor.”
    Demek itikadi durumunuz Peygamber (s.a.v.) Efendimizin mucizelerini inkar etmeye kadar bozulmuş..?
    Bir Müslüman Sizin gibi inanmaz. Sizler Müslüman gözüken münafıklarsınız. Sizler tıpkı Rasulullah’ın Peygamberliğini inkar eden kafirler gibi konuşmaktasınız.
    Sizi ve sizin akıl hocalarınızı İslam’a davet ediyorum.
    Sizler gerçekten de itikadi bir fakirsiniz…

  2. Hadislerin nakle dayanması sebebiyle o sözlerin Rasulullaha değil de İmam-ı Buhari ve Müslim gibi hadis alimlerine ait olduğunu söylüyorsunuz. O zaman Kur’an ayetleri de Eshabın nakline dayanmaktadır. Şu durumda sizin bu sözünüze göre Kur’an ayetleri (hâşâ) Allah’ın kelamı değil de Eshabın sözü mü oluyor..?
    Yazıklar olsun sizin gibi cahilleri aldatan kâfir zihniyetlere..!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>