Oy Kullanmak Şirk Değildir

hayırda şer şerde hayır- ayetEsselâmü aleyküm ve rahmetüllâhi ve berekâtühüh
Oy kullanmamak veballi bir iştir.

SORU: “Seçimlerde oy kullanmak, partilerin Müslümanlığa aykırı icraatlarını onaylamak olacağı için, küfürdür, şirktir. Hiç bir Müslüman kesinlikle oy kullanmamalı” diyorlar. Müslümanlar oy kullanmasın da, Müslüman olmayanlar mı işin başına geçsin?

CEVAP:  Evet, sizin de dediğiniz gibi, maksatlı bir sözdür. Böyle uydurma bir fetva çıkarıp Müslümanların oy kullanmasını engellemeye çalışıyorlar.

Oy kullanmak asla küfür değildir. Hattâ iyilerin başa geçmesine çalışmak dinimizin emridir. Bütün partiler kötü olsa da yine oy kullanmalıdır. Çünkü Mecelle’nin 29. maddesinde (Ehven-i şerreyn ihtiyar olunur) buyuruluyor. İki şerden, iki zararlıdan daha az zararlı olanı tercih edilir. Daha kötüsünü önlemek için, ondan daha az zararlıyı tercih etmek gerekir. En kötünün başa geçmemesi için, elbette zararı az olana oy vermek gerekir. Hattâ kazanamayacağı bilinen faydalı olan parti varsa, ona oy vermek, oyların bölünüp kötülerin iş başına geçmesine sebep olacaksa, daha az zararlı olanın başa geçmesi için, faydalı olana oy vermemek gerekir. Hele bütün şer güçlerin birleşerek İslamiyet’e saldırdığı bir zamanda, Müslümanların haklarını muhafaza edecek partiye oy vermemenin vebali büyüktür. Bir iş, neticesiyle ölçülür. Yani netice önemlidir. Bu inceliği iyi düşünmeli. Ülkeye, dünyaya zarar verecek kötü kimselerin söz sahibi olmasına sebep olmak, veballi bir iştir. Bu vebale girmemek için oy kullanmalı, zarar, gücümüzün yettiği nispette önlenmelidir.

Kanuna uymakla karşı gelmemek ayrıdır. Bir kimse, kanunu beğenmiyor, ama karşı da gelmiyorsa, kanuna aykırı hareket etmiş sayılmaz. Bir de kanunun zorladığı işleri yapmak günah olmaz. İkrah, bir insanı, istemediği bir şeyi yapması için, haksız olarak zorlamak demektir. Bu durumda, zorlanan işi yapmak zaruret olur. Hapis, dayak, nafakayı kazanmaya ve çalışmaya mâni olmak gibi hususlar birer ikrahtır. Sultanın [kanunların] emirleri de ikrah demektir. (Redd-ül-muhtar, Dürer-ül-hükkam)

(Müminin başına iki bela gelirse, hafifini seçsin!) hadis-i şerifine benzeyen Mecelle maddeleri de şöyledir:

(Şiddetli zarar, en az, en hafif zarar ile önlenir.)[m. 27]

(Birbirine zıt iki zarardan büyük olanınkinden kurtulmak için az zararlı olanını tercih etmek gerekir.) [m. 28]

Önümüze çıkan şer iki de, beş de olabilir. Bizi ölüme mahkûm edebilirler. (Ölümlerden ölüm beğen) diyebilirler. Yahut işkenceye tâbi tutabilirler. Elbette bunlardan bize tercih imkânı verilirse, en hafifini kabul etmek gerekir.

Şer grubunun içinden iyi niyetli biri de çıkabilir. Fakat kuvvetliler mevcut iken, iyi niyetlinin yanına gitmek, hem bizim, hem de iyi niyetlinin felaketine sebep olur. Şerri, kötüyü yok etmek, hayrı yapmaktan önce gelir. Mecelle’de buyuruluyor ki:

(Def-i mefâsid, celb-i menafiden evladır.) [m. 30]

Yani mevcut zarardan korunmak, bozgunculuğu yok etmek, menfaat sağlamaktan önce gelir. Yani önce zarar yok edilir. Zarar yok edilmeden fayda temin edilemez. Farzla haram, sünnetle mekruh çakışınca, haram işlememek için farz tehir edilir. Mekruha düşmemek için sünnet de tehir veya terk edilir.

Dünya sevgisini kalbden çıkarmadan Allah sevgisini koymak mümkün olmaz. Kalbine Allah sevgisini koymak isteyenin, haramlardan kaçarak dünya sevgisini kalbinden çıkarması gerekir. Kalbden dünya sevgisi çıkınca, Allah sevgisi kendiliğinden girer.

İmanla küfür birbirinin zıddıdır. İki zıt bir arada bulunamaz. Yani hem Allah sevgisi, hem de Ebu Cehil’in sevgisi bir kalbde bulunamaz. (Ben hayrın tâ kendisiyim) dediği hâlde, şerle ittifak kurup harâmîlerin bağlanmış ellerini açan, hayrı da, şerri de bilmeyen gâfil kimsedir. Küfre hizmet etmek, gafletin ötesinde hainliktir.

Önemli bir husus da şudur: Sevdiğimiz birkaç kişinin hatırı, menfaati için birçok kimseye zarar vermek veya zarara razı olmak asla doğru olmaz. Aksine bu birkaç sevdiğimizi feda etmek yerinde olur. ÇünküMecelle’de buyuruluyor ki:

(Çok kimseyi zarardan kurtarmak için bir veya birkaç kimseye zarar yapılabilir.) [m.26]

Birkaç kişi zarar görecek diye, bütün milletin zararına razı olmak akıl kârı değildir. Geçmiş tecrübelerden ibret almak, zararı en hafife indirmek lazımdır.

Twitter’da paylaş | Facebook’ta paylaş


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sorular “Oy Kullanmak Şirk Değildir

  1. S O R U :
    Furkan
    furkan_ngs_44@hotmail.com

    Selamun aleykum.Youtube de selefiler çok mantıklı videolar çekip oykullanmanin şirk olacağını ve islama aykırı bir şeyle islama hizmet edilemeyeceğini söylüyorlar yani ben oy veriyorum çünkü islama faydası var demek olmazmış.Ornegin pavyon açıp onun parasıyla cami yapıyorum demek gibiymiş.Sonucta demokrasi seriat degil.Oy kullanmak şirk mi?

    C E V A P :
    Bekir
    bekir@islamdergisi.com

    Furkan yorumuna yanıt olarak.
    Aleykümselam Furkan kardeşim. Selefiler şirkin ne olduğunu bilmeyecek kadar cahil kimselerdir. Allah onlara basiret versin.
    Şirk, Allah’tan başka ezeli ve ebedi bir varlığın olduğuna inanmaktır. Oysaki her şey Allahın mahlukudur. Yani O, yaratmasaydı Ondan başka hiç bir varlık olmazdı. Onun içindir ki, mahluklara mecazi varlıklar denir. Mecazi varlık demek ise, varlığı bir başkasına muhtaç olmadan var olan kimse tarafından yaratılanlara denir.
    Oy vermek, biat etmek demektir. Ebu Bekir ve diğer üç halife dahil seçilerek hükümdar olmuşlardır. Eğer oy vermek şirk olsaydı cennetle müjdelenen bu yüce sahabeler bunu yaparlar mıydı.?
    Bizler mevcut düzenden razı olduğumuz için oy vermiyoruz. Ehveni şerre veriyoruz yani, daha kötüsüne engel olmak için oy kullanıyoruz.
    Oy vermemek ise, din düşmanı partilerin ekmeğine yağ sürmektir. Müminler hiç oy kullanmasalar, din düşmanı partiler İslamiyeti yok ederler. Bu selefiyeciler İngilizlerin piyonları oldukları için bilerek veya bilmeyere İslamiyetin yok olmasına çalışmaktalar.
    Vesselam.