Namazlar Ne Vakit Ruhani Miraç Olur?


DUAPeygamber (aleyhissalatü vesselam) Efendimiz;
Essalâtü mi’râcul’mü’minîn” (Namaz müminin miracıdır) buyurdular.
Kılınan namazların ruhani miraç olabilmesi için nasıl olması gerekir?
Namazlar ne zaman ki adet üzere kılınmaktan terfi olup ibadet bilinci ile kılınırsa, ancak o vakit namaz; müminin namazı mirac olabilir. Namaz kılan, kalıp namazından terfi edebilmek için evvela ehli sünnet itikadı üzere sağlam bir inanca sahip olmalıdır. Bundan sonra mühlikâtı yani amelleri yok edici bilgileri (elfazı küfür bahsini ) öğrenmesi gerekir. Daha sonra namaz ve abdest hususundaki fıkhi bilgiler ile helal haram konusunu yeteri kadar bilmeli. Bütün bunlardan sonra kılınan namazların ruhani miraç olabilmesi ve ibadetleri ihlasla yapabilmek için ruhun tasfiyesi (Allah sevgisinden başka sevgilerden boşaltılması), nefsin tezkiyesi (kötü huylardan temizlenmesi) şarttır. İbadetler ancak bunlardan sonra gerçek anlamda ihlasla yapılır ve o vakit namaz müminin miracı olur. İşte o zaman kalplerde, İmamı Gazali hazretlerinin belirttiği manevi haller tecelli eder.
O haller şunlardır:
Huzuru kalp, Tefehhüm, Tazim, Heybet, Reca, Hayâ ve Rıza:

1-Huzuru kalb: Bu makamda kalp dünya işlerinden tamamen ayrılıp meşgul olduğu işe, okuduğu Kur’an’a bağlanır. Gönül başka düşüncelerden ayrılır, yaptığı işten gaflet etmez ve yalnız onu düşünür. İşte o zaman musallide (namaz kılanda) huzuru kalb zuhur eder.

2-Tefehhüm: Okuduğunu anlamaktır. Çok kere kalb, söz ile hazır olur, fakat manasını düşünmez. Büyük zatların namaz esnasında anladığı öyle latif manalar olur ki, başka zaman hatırlarına bile gelmez, işte böyle kılınan namaz, kişiyi her çeşit kötülükten alıkoyar.


3-Tazim: Saygı. Bir âmir, emri altındakine bir şey emreder, o da, kalbi huzur içinde emredileni anlayıp yapar ancak; emri verene bir saygısı olmayabilir. Onun için saygı tefehhümden sonra gelir. Yani Allahü teâlânın emrini saygı duyarak yapmak gerekir.


4-Heybet: Bu tazimden üstündür. Saygı ile korkmak. Bu da tazimden sonra meydana gelen bir korkudur. Bu korku, süfli korku değildir. Yılandan, çıyandan korkmaktan farklı bir korkudur. Bu korku, Allahü teâlânın sevgisini kaybetmekten meydana gelen ulvî bir korkudur.


5-Reca: Ümit. Sevap beklemek demektir. Allahü teâlânın nimetlerini, rahmetinin bolluğunu, namaz kılanlara Cenneti söz verdiğini ve verdiği sözde durduğunu bilmektir. İnsan padişaha saygı gösterip korksa da bir mükafat beklemez. Halbuki Allah’ın azabından korktuğu halde, kıldığı namazdan sevap umar.


6-Hayâ: Utanmak. Kusurunu bilip, Allah’tan utanarak, namazı kusursuz kılmaya çalışmaktır. Namazda Allahü teâlâya karşı saygılı olabilmek için, Onun azamet ve celalini bilmek, kendisini de, hakir, zelil ve Allahü teâlânın emrine boyun eğen adi bir kul olduğu bilincinde olmaktır. Onun azametini bilmeyen veya inanmayan kimse Ona gerekli saygıyı gösteremez. Allah’a imanı daha parlak, daha kuvvetli olanın huşusu da kuvvetli olur. Hazret-i Âişe validemiz, “Resulullah bizimle konuşur, gülerdi. Ama namaz vakti gelince adeta bizi tanımazdı” buyurmuştur.
7- Rıza: Kalbin, ruhun ve insanın  içindeki muhalif güç olan nefsi emarenin Allah’tan ve O’ndan gelen her şeyden razı olmasıdır. İşte o vakit “İrciî “hitabı o kimseye erer ve o Allah’tan razı olur ve Allah da o kuldan razı olur.

– Ey, Rabbine, itaat edip huzura eren nefis! (Fecr-27)

– Sen Rabbinden razı olarak, Rabbin de senden razı olarak, dön Rabbine. (Fecr-28)

– Gir kullarımın arasına. (Fecr-29)

– Gir cennetime. (Fecr-30)

SORU: Bu sözü edilen durumları elde edememiş Müslümanların ibadetleri kabul edilmez mi?

CEVAP:
Namazın ve abdestin şartlarını yerine getiren müminlerin namazları elbette Allah’ın lütfu ile kabul edilir ancak; fazilet yönünden sözü edilen derecelere ulaşması için nefsi tezkiye ve ruhu tasfiye etmek şarttır.

 

 


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sorular “Namazlar Ne Vakit Ruhani Miraç Olur?