Kurban İle İlgili Çeşitli Sorular

Kurban- ne ettir ne tatil (2)

Kur’an’da Kurban ile İlgili Bir Âyet:

Kurban, Kevser Suresi ile:
-” FeSalli liRabbike venHar” mealen; “Öyle ise, Rabbin için namaz kıl, kurban kes.” ayeti ile, Peygamberimize(s.a.v) farz, biz ümmetlerinden durumu iyi olanlara, vacib kılınmıştır.

Hadisi Şerifler de Kurban:

Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘İmkanı olup da kurban kesmeyen kimse, bizim namazgahımıza yaklaşmasın!’buyurdu.”

(İbni Mace 3123, Hakim 2/389)

Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

-”Herkim kurbanını namazdan önce keserse, o ancak kendi nefsi için et kesmiş olur. Herkim de namazdan sonra keserse, o kurban kesme ibadetini tam yapmış ve Müslümanların sünnetine isabet etmiş olur’  buyurdu.”

(Begavi 1113, Buhari 5617)

Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber Kurban bayramına şahid oldum. Hutbesini bitirince minberden indi. Ona bir koç getirildi, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu:

-”Bismillahi Vallahu Ekber Haza Anni ve Ammen Lem Yudahhi Min Ümmeti’ dedi ve kendi eliyle kesti.”

(Ebu Davud 2810, Tirmizi 15219)

Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki tane alaca koç kurban etti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i ayağı kurbanlarının yan taraflarına basılı Allah’ın ismini anıp tekbir getirerek onları kendi eliyle keserken gördüm.”

(Buhari 5627, Müslim 1966/17, Tirmizi 1494, İbni Mace 3120)

Şeddad bin Evs (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den iki şey ezberledim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

-”Allah her şeye karşı iyi muameleyi yazmıştır. Bu sebeple öldürdüğünüz zaman güzellikle öldürün! Keseceğiniz vakit güzel kesin! Her hangi biriniz hayvan keseceği vakit bıçağını bilesin ve güzel keserek kestiği hayvanı rahatlatsın!”  buyuruyordu.”

 (Tirmizi 1409, İbni Mace 3170)

Ebu Burde (Radiyallahu Anh):

−Benim yanımda yaşını doldurmamış bir oğlak var, o iki koyunundan daha hayırlıdır, o bana kurban olarak yeterli midir? dedi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Evet, senin için yeterlidir. Ancak senden sonra hiç kimseye yeterli olmayacaktır!’buyurdu.”

(Ebu Davud 2800, Buhari 5625, Müslim 1961/5)

Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Herkim kurbanını namazdan önce keserse, o ancak kendi nefsi için et kesmiş olur. Herkim de namazdan sonra keserse, o kurban kesme ibadetini tam yapmış olur’buyurdu.”

(Buhari 5617, Müslim 1961/5)

    Kimler İçin Kurban Vacibtir:

Kurban Bayramında, Allahu tealaya yaklaşmak niyeti ile kurban kesmek hür, müslüman ve mukim(yolcu olmayan), hali vakti yerinde olan ve büluğa ermiş  kimselere vacibtir. Bir yıllık geliri veya aylık geliri, ev ihtiyacını ve kul borcunu  karşılamıyorsa, o kimse İmam-ı Muhammed’in ictihadına göre fakir sayılır. Fetvada buna göre verilmiştir.

Köle, mahkum, kafir, yolcu ve fakir olan kimselere vacib değildir.

Ölmüş bir kişi için kurban kesilebilir mi?

Ölmüş olan yakınlar için kurban kesilebilir mi? Kesilen bu kurbanın eti yenilebilir mi? Vasiyet kurbanının vakti ne zamandır?

Cevap: Ölmüş bir kimse için kurban kesilebilir

“Kendi parasıyla alıp sevabını ölmüş bir yakınına veya herhangi bir mümin kardeşine bağışlamak üzere bayram günlerinde veya sair günlerde kurban kesebilir. Kişi, kestiği bu kurbanın etinden kendisi yiyebildiği gibi, başkalarına da verebilir. Zira kendi kurbanı gibi hüküm alır, sevabı da bağışlanana gider.
Fakat bir kimse vefat eden kişinin, irtihalinden önceki emri ile vasiyeti ile onun adına keseceği kurbanın etinden yiyemez. Zira bu, adak hükmündedir, kesen ve yakını yiyemez. Bunu tam olarak tasadduk etmesi gerekir.” (İbn-i Abidin, Redd’ül-Muhtar) 
“Hâsılı, ebedî âleme göç etmiş müminler adına da nafile olarak kurban kesilebilir, sevabı onlara bağışlanabilir. Bunun da bayram günü yahut da öncesinde kesilmesi hususunda bir ayrı hüküm yoktur. Her zaman kesilebilir.
Ancak vefat etmiş bir Müslüman’ın vasiyeti üzere kesilecek kurbanın mekânla ilgisi yoksa da zamanla ilgisi vardır. Zira bu udhiyye (bayram günleri kesilen hayvan) olarak kesilmekte ve sevabı vasiyet eden kimseye ait olmaktadır. Bu sebeple Kurban Bayramı günlerinde kesilmesi icap eder. Bu meselenin belgesini teşkil eden bir hadis-i şerifte şöyle açıklanmaktadır:
Hz. Ali (ra) Peygamber’in (asm) ahirete göç etmesinden sonra Kurban Bayramı’nda iki tane kurban kesmiş. Bunu gören Haneş (ra), bu ikinci kurban nedir diye sormuş. Hz. Ali (ra):
“Resulullah (asm) vefatından sonra bana, kendisi için kurban kesmemi vasiyet etmişti; işte ben onu kesiyorum” cevabını verdi.
 (Tirmizî, Ahmed Bin Hanbel, Sünen-i Ebu Dâvud)

Nelerden Kurban Kesilir:

         Kurban olarak kesilmesi caiz olan hayvanlar; koyun, keçi, sığır, manda, devedir. Koyun ve keçi birer kişiliktir.

Manda ,deve ve sığır ise, bir kişiden yedi kişiye kadar caizdir. Koyunun erkeği, daha makbuldür. Bir tane kendisi için kurbanlık alan, sonradan başkaları ile anlaşıp ortak kesmeleri caizdir.

Niyet: 

         Kurban kesenlerin niyeti Allah’ın(c.c.) rızası için olmalıdır, içlerinden birisinin niyeti et kesmek ise, veya kafir, veya birinin hisse oranı yedide bir oranından düşük ise,(YARIM PAY VEYA ÇEYREK PAY GİBİ) diğerlerinin kurbanları batıl olur.

Adak kurbanı kesecek olan birisini, aralarına ortak alabilirler. Kurban eti tartılarak eşit şekilde paylaşılmalıdır.

        Kurbanın Vakti:

        Bayram namazı kılınmayan yerlerde, Bayram namazından önce kesilebilir. Şehirlerde ve bayram namazı kılınan yerlerde ise,  Bayram Namazından önce kesilemez.Peygamber(s.a.v.) efendimiz:  “Men zebeHa KableSSalâti felyuıd zebîHatehu.” diye beyan ettiler. Yani: “Her kim kurbanı bayram namazından önce keserse, hemen onu iade etsin.”

Kurbanı kesmenin son vakti, Bayramın üçüncü günü, güneşin batmasına az kalıncaya kadar kesilebilir.

Bir kimse fakir olupta, bu son kesim vaktinde zengin olsa, ona kurban vacib olur. Yine bir kimse zegin olup bayramın üçüncü gününün son vaktine kadar kurbanını kesmediyse, üçüncü gününün sonunda fakir olsa, o kimseye kurban kesmek vacib olmaz.

Kurbanlık için alınan bir hayvan, herhangi bir durumdan dolayı bayram içinde kurban edilmemişse, o hayvan diri olarak tasadduk edilmelidir.

Fakir birisi kurbanlık alsa, fakat o hayvanı bayram günleri içinde kurban etmese, o hayvanı diri olarak tasadduk etmelidir. Zengin kimse kurban kesmemişse, kurbanın bedelini tasadduk etmelidir. Ertesi seneye bırakamaz.

      Kurbanlık Hayvanın Yaşı: 

Koyun ve keçi birer yaşını doldurmuş olmalı, veya 7-8 aylık iken bir yaşındaki gibi gösterişli olmalıdır.

Manda ile sığır iki yaşını bitirmiş olup üç yaşından gün almış olmalıdır. Deve ise beş yaşını bitirmiş olup, altı yaşından gün almış olmalıdır.

      Kurbanlıklarda Kusur Sayılmayan Şeyler:

      Boynuzlu olup olmaması, veya boynuzunun birazının kırık olması, hayaları burulmuş olması, cinsel uzvunun bulunmaması, kulaklarının delinmiş veya enine yarılmış olması, kulaklarının  ucundan kesilip sarkık durması, semiz olduğu halde deli, topal, şaşı olması, dişlerinin birazının düşmüş olması, semiz olduğu halde uyuz olması, kurban olmasına engel değildir. Kurbanlık hayvan kesilmeden önce doğursa, ya yavruda anne ile birlikte kurban edilir veya yavru satılarak sadaka olarak verilir.

Kurbanlıklarda Kusur Sayılan Şeyler:

İki gözü veya bir gözü kör olan, kemiklerinde ilik kalmayacak kadar zayıf ve düşkün olan hayvanlar, kesileceği yere gidemeyecek kadar topal olan hayvanlar kurban olamazlar.

Ön veya arka ayağı kesilmiş olan hayvanlar, bir gözünün yarısından fazlası kör olan, kulağının veya kuyruğunun yarıdan fazlası kopuk, yahut memelerinin başları, yahut uyluğunun yarıdan fazlası kopuk bulunan, boynuzlarından birisi veya iksinin kökünden kırılmış olması kulakları veya kuyruğu doğuştan bulunmayan hayvanlardan kurban olmaz.

Hayvanın ön veya arka ayağının , bir gözünün , bir kulağının , kuyruğunun veya uyluğunun yarısı gitse, kurban olması caizdir veya caiz değildir diye iki türlü ictihad vardır. Bu azaların üçte birinden çoğu gitmiş bulunsa, yani yarıdan azı gitmiş olsa, o durumda bu hayvanın kurban olması caizdir.

      NoT: Kurban kesilirken hayvanın acısından dolayı sakatlanmış olması kurban olmasına engel değildir.

Ortaklardan birisi ölse, ölenin varisleri diğer ortaklara: “Siz bu sığırı kendi namınıza ve ölenin adına kesiniz .” derlerse, bu kurban geçerlidir.

Üç ortak bir kurban alsalar ve biri kurban kesmek, diğeri Hacc-ı Kıran için, diğeride Hacc-ı Temettü için kurban kesmek niyetiyle kurbanı kesseler, üçünün kurbanıda geçerlidir.

      Kurbanın Eti:
Kurban sahibi zengin veya fakir olsun, kestiği kurbanın etinden yer ve yedirebilir.

Kurban etinin üçte birini tasadduk etmek mendubtur(yapılması beğenilen şeriatın yasaklamadığı iş). Müstehab olan üçte birini evine ayırmak, diğer üçte birinini komşularına, kalan üçte birinide fakirlere vermektir. Kurban kesen kimsenin durumu iyi değilde, nüfusu kalabalıksa, etleri ailesine ayırması mendubtur. Kafirede kurban etinden verilebilir.

      Kurbanın Sünnet Üzere Kesilmesi:

Önce diz boyu çukur kazılır, hayvanın gözü bir tülbentle bağlamak iyidir. Birini diğerinin gözü önünde kesmek doğru değildir.

      Kurbanı kesecek bıçak bileğlenir ve hayvanın görmeyeceği bir yere konulur.

Hayvanın ayakları ve yüzü kıbleye gelecek şekilde, sol tarafı üzere yere yatırılır.

Hayvanın sağ arka ayağı serbest bırakılarak diğer ayakları bağlanır.

Bundan sonra tekbir ve tehlil getirilir.

“Bismillahi Allahu ekber” denilerek bıçak boğazına vurulur.

Nefes-yemek-içmek boruları ile şah damarı denilen iki ana damar kesilir.

Hayvan soğumağa bırakılıp, sonra derisi yüzülür.

Kurbanını kesemeyen birine kestirebilir. Ancak kesen adamın elinin üzerine elini koyarsa, kesici ile birlikte “Bismillahi Allahuekber” demeleri gerekir. Biri besmeleyi terketse, o hayvan mundar olur.

Bir kimse başkasının kurbanını izinsiz kesse, istihsanen caiz olur.

Kurbanın derisi tasadduk edilebilir veya kullanılabilir. Kurban kesilmeden önce yününden ve sütünden faydalanmak caiz değildir. Diri kurbanı veya parasını sadaka vermek caiz değildir.

Kurbanlar karışsa, birbirlerinin  kurbanını kesseler, her biri diğerinin kurbanını kesmiş olurki, bunların kurbanları sahihtir. Sonra herkes kendi kurbanının etini alır.

Bir kimse yanında emanet bir kurbanlık hayvan bulunsa bunu kurban etmesi sahih değildir.

Kaynak: Mülteka(Kurban)
      
      
KURBAN İÇİN VEKALET NASIL VERİLİR ?

Kurban için vekâlet nasıl verilir?
1- Kurbanı başkasına kestirirken, (Allah rızası için bayram kurbanımı kesmeye seni vekil ettim) demek ve kalben de niyet etmek gerekir. Kurbanı başkasına aldıracaksa, kurbanı alacak kimse de, başkasına kestirecekse, (Bayram kurbanımı almaya, aldırmaya, kesmeye ve kestirmeye seni umumi vekil ettim) der. Yahut kısaca, (Kurban işimi halletmek için seni umumi vekil ettim) demek de yetişir.

2– Bir kimse birine, (Kurban işimi hallet) dese, ona para vermese bile vekâlet vermiş olur. O kişi de bir hayvan alıp kesebilir.

3- Bir kimse, kendisine kurban kesmesi vacib olmasa da, vekil, vacib diye kesse, kurban yine nafile olarak sahih olur. Adak, akika veya nafile kurban, yanlışlıkla vacib diye kesilse mahzuru olmaz.

4- Kurban kesmeye vekil olan, sahibinden ayrıca izin almadıkça veya umumi vekil edilmedikçe, başkasını kendine vekil yapamaz. Umumi vekil ise başkasını, o da bir başkasını vekil yapabilir.

5- Vekâleten kurban kesene, kimi çok, kimi az para verebilir. Kimi de hiç para vermeden, (Bana da bir hisse verin) diyebilir. Vekil asıl gibidir. Vekil, vekâlet aldığı kimseler adına kurban keser veya kestirebilir. Daha sonra vekil, ondan para ister veya istemez. İki kurbana yetecek para veren için de, iki kurban alır veya ona iki hisse verir. Yahut iyisinden bir kurban alır, çünkü umumi vekil, tam yetkilidir.

6- Birden çok kişiye vekâlet vermek sahihtir. Bir işe vekil olan iki kişiden biri, tek başına yetkili olamaz. Ancak emaneti vermede, borcu ödemede, kurban kesme gibi işlerde, birisi tek başına yetkili olabilir, çünkü bu işlerde vekillerden birinin, diğerinin görüşünü sormasına ihtiyacı yoktur. Bir kimse, kurbanını kesmek üzere dört kişiye vekâlet verse, bu vekillerden biri kesince, ötekilerin görüşünü almaya ihtiyaç yoktur. Kurban, dinimize uygun kesilmiş olur.

7- Bir kimsenin kendi hayvanını başkası adına kesmesinin caiz olması için, bu kimsenin, kendi hayvanını başkasına veya onun vekiline hediye etmesi, onların da teslim alması, sonra bunu vekil ederek geri verip kestirmeleri gerekir.

8- Başkasının hayvanını ondan habersiz, onun için kurban etmek caizdir.

9- Vekâlet almadan, hanımının adına vacib kurban kesen bir kimse, daha sonra hanımına anlatsa, o da razı olsa, kurban sahih olur.

10- Başkasının hayvanını, ondan izinsiz, kendi için kurban eden, sonra kıymetini öderse, caiz olur. Sahibi kıymetini kabul etmeyip, kesilmiş hayvanı alırsa, sahibi için kurban edilmiş olur.

11- Üzerinde birçok kimsenin vekaleti bulunan kimse, herhangi bir mazeretle bayramın üçüncü günü de kesememişse, Şafii’yi taklit edip dördüncü günü de kesebilir.

12- Kurbanda kanın akması yeter, etin dağıtılması şart değildir. Kan akıtılmakla vacib olan kurban kesilmiş olur. Eğer eti de uygun yerlere verilirse daha çok sevab olur. Etin üçte birini evde bırakmak, üçte birini komşulara, gerisini fakirlere vermek müstehabdır. Hepsini fakirlere vermek veya hepsini evde bırakmak da caizdir.

13- Derisi namaz kılan fakire verilir. Ne olduğu bilinmeyen kimselere verilmez. Veya evde kullanılır. Yahut devamlı kullanılacak bir şey karşılığı verilir. Tükenen bir şey veya para karşılığı satılmaz. Derisi, eti satılırsa, parası fakire sadaka verilir.

SORULAR ve CEVAPLAR

SORU: Kurbanını hayır kurumuna hediye etmek isteyen kimse nasıl vekalet verir?
CEVAP: Kurbanını, bir hayır kurumuna hediye etmek isteyen kimse, kurban parasını, bu işle vazifeli kimseye teslim ederken, Allah rızası için bayram kurbanımı almaya aldırmaya, kesmeye ve dilediğine kestirmeye ve etini ve derisini dilediğine vermeye seni umumi vekil ettim demelidir. Vekalet, mektupla, faksla, e-maille veya telefonla da verilir. Kurban parası, önceden verilebildiği gibi, daha sonra da gönderilebilir. Vazifeli kimse, satın aldığı kurbana bir numara bağlar. Bu numarayı ve kurban sahibinin ismini deftere yazar. Kesilirken sahiplerinin ismini söyleyerek kasapları vekil eder. Ancak böyle kesilen kurbanlar sahih olur.

Kurban vekâleti
SORU:
 Kurban satın almak için, umumi vekil olan kimse, bir başkasına, o da bir başkasına umumi vekâlet verebilir mi?
CEVAP: S. Ebediyye’de, İbni Abidin’den alarak deniyor ki:
Vekil, sahibinin izniyle başkasını vekil yapabilir. Kurban satın almaya vekil olan başkasını, bu da başkasını vekil edip, sonuncu vekil satın alsa, sahibi izin verirse caiz olur. (Redd-ül-muhtar)

Demek ki, umumi vekil edilince, zincirleme vekâlet verilebiliyor. Umumi vekil olmayınca, sonuncu vekilin, vekâlet verenden izin alması gerekiyor; ama umumi vekâlet verilince, otomatikman sonuncuya izin verilmiş oluyor. Bu incelik bilinmeyince, vekâlet sahih olmaz sanılıyor. Böyle yanlış düşünenlere itibar etmemelidir.

SORU: 7 kişiyiz. Keseceğimiz kurbanı paylaştırmanın kolay bir yolu var mı?
CEVAP: Kolay yolu var. Ortaklar ilk size vekalet verirken, Bayram kurbanımı kesmeye, kestirmeye ve etini ve derisini istediğin gibi kullanmaya seni umumi vekil ettim derlerse, artık et de sizin olur, istediğinize istediği kadar verebilir veya vermeyebilirsiniz. Et sizin demektir. Hiç ayırmadan öylece fakirlere de verebilirsiniz. Yedi ortağa göz kararı ile de verebilirsiniz.

SORU: Biri adak hayvanı, biri akika, biri de bayram kurbanı kesmem için bana vekalet verdi. Alacağım ineğe bunları da ortak etmem caiz midir?
CEVAP: Evet caizdir.

SORU: Kurban vekaletimi verdiğim kişi, 3 defa “kabul ettim” demesi mi lazım?
CEVAP: Hayır, bir kere demek yeter. Başını sallaması da yeter veya itiraz etmemesi kabul etmesi demektir.

SORU: 
Bir tanıdığa (benim kurban işini hallet) diye para gönderdim. O da peki dedi. Bu vekalet oldu mu?
CEVAP: Evet, kurban vekaleti verilmiş olur. Ayrıca kesmeye kestirmeye etini derisini dilediğine vermeye seni vekil ettim demek gerekmez denirse güzel olur, denmezse yine vekalet verilmiş olur.

SORU: 7 kişi, vacib kurbanlarını, almaya, aldırmaya, kesmeye kestirmeye, eti dağıtmaya Veli’yi umumi vekil etse; bu 7 kişiden birinin vekaleti vacib değil de Adak olsa, bu kesilen tosunun eti, fakirlerle birlikte zenginlere de verilmiş olsa, ne olur?
CEVAP: Adak olan payı fakirlere vermesi gerekir. Zenginlere yedirirse yedirdiği kadarını tazmin etmesi gerekir. O kadar et alıp fakirlere vermesi gerekir. Kurbana zarar gelmez.

SORU:Bir kimse vatan-ı aslisinin dışında, mesela İzmirli birisi Bursa’da birisine vekalet verip orada kestirebilir mi?
CEVAP: Evet kestirebilir, kendisi mukim ise vacib sevabı alır kendisi seferi ise nafile sevabı alır.

SORU: Almanya’dan kurbanın parasını Türkiye’ye memleketime gönderdim. Onlar da kurbanlık hayvanı alıp yoksul müslüman bir aileye vermişler. Tabii bu kurban benim ismime kesiliyor, yaptığımız bu iş caiz midir?
CEVAP: Kurban vekalet verenin adına kesiliyorsa eti kime verilirse verilsin kurban sahihtir. Kesilmeyip canlı bir hayvan birisine hediye edilirse kurban olmaz, hayvan hediye edilmiş olur. Adınıza kurban diye kesilmişse sahih olur.

SORU: Bazı sebeplerden dolayı vekaleti verirken gerçek isim verilmeyip takma bir isim verilebilir mi?
CEVAP: Evet takma isim de verilebilir. Çünkü Allahü teâlâ onu kimin verdiğini bilmektedir.

SORU: Kurban vekaleti verirken: Benim kurbanımı al kes dağıt bu görevi sana veriyorum denilmiş, umumi vekalet kelimesi kullanılmamış. Vekil edilen kişi de ben senin kurban işini hallettireceğim demiş o da tamam istediğin gibi yap demiş. Bu durumda umumi vekil olmuş sayılır mı?
CEVAP: Evet, umumi vekil olmuş demektir.

SORU:
 Bir dernekte kurban vekaleti alıyoruz. Bazı kimselere, (Kurbanını almaya, kesmeye kestirmeye bana vekalet verdin mi?) diyoruz. Sadece evet diyorlar. O cümleyi tekrar etmiyorlar. Böyle bir vekalet sahih olur mu?
CEVAP: Sahih olur.

SORU:
 Ailece kurbanlarımızı hep vekaletle memlekette kestiriyoruz. Bazı kimseler aklımızı karıştırdılar. Bir kaza geçirmiştim. “Bak kurbanınızın kesildiğini bile görmediniz. Kurban belaları def eder. Sizin ki belki de kabul olmadı. Bu sene kurbanınızın kanını görün, kendi elinizle alın kestirin” dediler. Acaba kurbanı görmek, keserken başında bulunmak şart mıdır?
CEVAP: Öyle bir şart yok. Kurbanın kanını görmeyince kurban kabul olmaz diye bir şey yok. Vekil, asıl gibidir. İmkan olursa kurbanın başında bulunmak iyi olur.

SORU: Almanya’da çalışıyorum ve kurbanımı Türkiye’deki ablama göndermek için ne yapmam gerekiyor?
CEVAP: Ablanıza bir kurban parası gönderirsiniz. (Benim adıma bir kurban almaya, etini ve derisini istediğin yere vermeye seni umumi vekil ettim) dersiniz. O da bir kurbanlık aldırır, istediğine kestirir. Etini de dilediği gibi yer. İsterse başkasına da verebilir.

SORU:
 Bir kişi kurban vekaleti verdi, fakat parasını eksik verdi. 100 lirayı sonra vereceğim dedi veremedi. Başka 2 arkadaş 100 lirayı verdi. Bunu götürüp verdik bu oldu mu?
CEVAP: Evet. Kurban vekaleti verenin para verme şartı yoktur. Eğer gücünüz yetiyorsa, kesecek paranız varsa, o kişiden hiç para almasanız da onun kurbanı sahih olur.

SORU:
 Zengin, seferde iken, kurbanını vekile kestirse, adak olur mu?
CEVAP: Hayır. Nafile olur.

SORU:
 Birine, (Benim için bir kurban al, kes) dedim. Alıp kesmiş. (Alacağımı da hediye ettim) dedi. Kurban sahih oldu mu?
CEVAP: Evet.

SORU: Birine (Bana bir koyun getir. Fakat bayramdan önce getirme! Bakacak yerim yok) dedim. O da, ben yok iken, bayramdan önce eve bırakıp gitmiş. Koyun gece ölmüş. Bu koyunu kim öder?
CEVAP: Alış-veriş tahakkuk etmemiştir. Siz ödemezsiniz.

SORU:
 Zengin, bayramın ilk günü, kurbanını kesmek üzere birine verse, vekil de kesmese, bayram da geçmiş olsa ne yapmak gerekir?
CEVAP: Bu hayvanı tasadduk gerekir. Hayvan alınmamışsa bedeli altın olarak yine bir fakire verilir. Böylece borçtan kurtulmak mümkün olur ise de, kurban sevabına kavuşamazlar.

SORU: Eşimden vekâlet almadan, onun adına vacib kurban kesmesi için, bir arkadaşa vekâlet verdim. Sonra hanımdan vekâlet aldım. Böyle yapmam sahih oldu mu?
CEVAP: Sonra eşiniz bunu kabul etmişse sahih olur. Birini vekil yapmak, îcâb ve kabul ile olur. Yani, (Seni vekil yaptım) ve (Kabul ettim) sözleri veya yazıları ile olur. Vekil, cevap vermeden, işi yapmaya başlasa, kabul etmiş olur. İş habersiz yapıldıktan sonra, sahibinin, izin verdim demesi ile de, vekil etmiş olur. (S. Ebediyye)

Topluca kurban alınıp kesilirken
SORU: 
Kurbanların vekâlet yoluyla topluca kesileceği yerlerde, kurbanları satın alırken, kurban sahipleri adına satın almak şart mıdır?
CEVAP: Şart değildir. Bu lüzumsuz bir iş olur. Kurban satın alınırken, mesela (Bayram günü kesmesi vacib olan kurbanı almaya) diye niyet etmeli. Adaksa, akikaysa, nafileyse, ona göre niyet etmelidir. Artık keserken, tekrar niyet etmek şart değildir. Satın alırken, hiç niyet etmese de olur; fakat kesecek olanı vekil ederken niyet etmelidir. İkisinden birisi yeter.

SORU: Toplu olarak kurbanlıkları satın alan kimsenin, kesim yapılmadan önce, kesim yaptıracak kimseye birer birer satış yapması gerekir mi?
CEVAP: Hayır, gerekmez. Bu da yukarıdaki gibi lüzumsuzdur. Vekil asıl gibidir. Vekil, vekâlet verenden para alsa da, almasa da, onun adına kurban keserse, kurban sahih olur. Mutlaka para alması da lazım değildir. Vekil, hayvanları kesene, vekâlet vererek kestirebilir. Hepsi bu kadardır; ama şöyle yapılsa da olur:
Görevli, satın aldığı kurbanlara birer numara bağlar. Vekil asıl gibi olduğu için, deftere yazdığı her numaraya bir kurban sahibinin ismini yazar. Her numaralı hayvan kesilirken, sahiplerinin ismini söyleyerek kasapları vekil eder. Yahut numara yazılı kâğıdı kasaplara verir, bunları bu şahıslar adına kesmeye seni vekil ettim diyebilir. Kesene kurbanı satmak lüzumsuz bir iştir. Asıl gibi olan vekil, zaten bunları satın almıştır. Tekrar birilerine satması gerekmez. Satın aldığı hayvanları kestirmesi yeter.

Kurban vekâleti:
SORU:
 Kurban vekâleti iyi bilinmiyor. Kurban kasaba veriliyor. Bu sahih oluyor mu?
CEVAP: Evet, sahih oluyor. Kasaba götürüp, bunu kes demek vekâlettir. Bunun gibi, bir kimse birine, kurban işimi hâllet dese, vekâlet vermiş olur. Vekil, onun adına bir hayvan alıp kesebilir. (Kurbanı almaya aldırmaya, kesmeye kestirmeye, etini dilediğin gibi tasarruf etmeye seni umumi vekil ettim) demek şart değildir. Denirse daha güzel olur. Denmese de kurban yine sahih olur.

Kurban için vekâlet
SORU:
 Birine kurbanlık hayvanı satın alıp kesmesi için, (Benim kurban işini hallet) dense, vekâlet verilmiş olur mu? O kimse, satın alıyor, kesiyor ve etini bize getiriyor. Bu kurbanlık sahih oluyor mu?
CEVAP: Evet, öyle söylemekle vekâlet verilmiş olur. Vekil, onun adına bir hayvan alıp kesebilir. Hattâ para almasa da, kurban dine uygun kesilmiş olur. (Kurbanı almaya aldırmaya, kesmeye kestirmeye, etini dilediğin gibi tasarruf etmeye seni umumi vekil ettim) demek şart değildir. Denirse daha güzel olur. Denmese de kurban yine sahih olur.

Kurban parası azsa
SORU: 
Vekâletle kurban kesiyoruz. Diyelim kurban başına 400 lira gönderiyorlar. 400 liraya kurban almamız imkânsızdır. 100 lira kendimizden katarak 500 liraya alsak veya olur ya, bir hayvan için bin lira veren de olsa, biz ona bir tane kurban kessek, dinen bir mahzuru olur mu?
CEVAP: Vekil asıl gibidir. Birine vekâlet verince, ona para versek de, vermesek de; az versek de, çok versek de, kesilen kurban sahih olur. Bunun gibi birisine hiç para vermeden (Zekâtımızı ver) desek, o da bizim adımıza zekât verse, zekâtımız verilmiş olur. Bu işlerin parayla değil, vekâletle ilgisi vardır. Vekil bu işleri paralı da, parasız da, az parayla da yapabilir.

Emekli ve kurban
Sual:
Emekli kimse, üç ayda bir nisabın üstünde maaş alıyor. Maaşı alınca zengin oluyor. Ancak ay sonuna kadar parayı zor yetiriyor. Kurban kesmesi gerekir mi?
CEVAP
Nisabın üstünde para alıp hemen harcamazsa, dinen zengin olur. Kurban bayramında, nisabı bulursa, kurban kesmesi gerekir, nisabı bulmazsa kurban kesmesi gerekmez.

Aldığı kira [maaş] ile güç geçinen kimse, nisaba malik ise, para biriktirip, fıtre vermeli ve kurban kesmelidir. Etin hepsini kavurma yapıp, birkaç ay et parasından biriktirerek gelecek yılın fıtre ve kurban parası olarak saklamalı; böylece, fıtre ve kurban sevabından mahrum kalmamalıdır. Kurban kesen, kendini Cehennemden azat etmiş olur. Bir hadis-i şerifte, (Cimrilerin en kötüsü, [kesmesi gerekirken] kurban kesmeyendir) buyuruldu. (S. Ebediyye)

Şafii’de kurban kesmek
Sual:
Şafiiler genelde kurban kesmiyorlar. Sebebi nedir?
CEVAP
Belki bize farz değil diye kesmiyorlardır. Şafii’de kurban kesmek, Hanefi’deki gibi vacib değildir, sünnet-i müekkededir, yani kuvvetli sünnettir. Hanefi’de, farzdan sonra vacib gelir, Şafii’deyse sünnet gelir. Farzdan sonra gelen bir emri, gücü yeterken yapmamak doğru olmaz. Peygamber efendimiz, (Kurban kesmeyen mescidimize gelmesin) ve (Cimrilerin en kötüsü kurban kesmeyendir) buyuruyor. Bunu bütün Müslümanlar için söylüyor. Gücü yeten Şafiiler, bu sünneti ihmal etmemeli. Şafii’de, akika kesmek de sünnettir. Gücü yeten Şafii, bayramda akika da kesebilir.

Sual: Kanlı elbiseyi yıkadıktan sonra kalan kan izi necaset hükmünde midir?
CEVAP
Renginin kalmasının önemi yoktur. Temizdir.

Sual:
Almanya’da yaşayan ve zengin hükmüne giren şahıs, fiyat olarak daha ucuza gelen bir yerdeki piyasaya göre kurbanını vekaletle orada kestirebilir mi?
CEVAP
Önemli olan fiyatı değil, kurbanın kesilmesidir. Bedava alıp kesse yine kurban borcu ödenmiş olur.

Sual: Zekât borcu olan bir insan muhakkak kurban kesmesi lazımmış doğru mu, böyle bir şey var mı?
CEVAP
Zekât borcu olanın önce zekât borcunu vermesi farz. Belki siz yanlış anladınız, zekât verecek kadar zengin olan kurban keser demişlerdir.

Sual: Kurban kesildiği zaman kesilen kurbanın kanı, kesenin veya aile efradından birinin alnına, yeni alınan arabaya vb. yerlere sürülüyor, bunun hükmü nedir?
CEVAP
Kan hiçbir yere sürülmez. İbadet niyetiyle yapılıyorsa bid’at olur, haram olur.

Sual: Biri kurban telaşından öğle namazını kaçırmış. Üstü başı yağ, kan olmuş. Su yokmuş abdest için. Kurbanın başından da ayrılamamış. Böyle bir durumda namazı kazaya bırakmanın mahzuru olur mu?
CEVAP
Maliki’yi taklit edip kılabilirdi. Çünkü Maliki’de necasetsiz elbise ile namaz kılmak farz değil, sünnettir. Su işini ise birine söyler bir şişe su getir derdi. Namazı kaçırmak haramdır. Bu da mümkün olmazsa, ikindi vakti cem etmeye niyet ederdi. Hanbeli mezhebinde böyle sıkıntılı durumlarda iki namazı cem etmek caizdir.

Sual: Üç erkek çocuğu olanın kurban kesmesi mi gerekir?
CEVAP
Öyle bir şeyin aslı yoktur. Doğan çocuklar için akika kesmek iyi olur. Erkek çocuk için iki, kız çocuk için bir koyun kesilir. Bunu da gücü yeten keser.

Sual:
Kurban kesmek, Hanefi’de vacib, diğer üç mezhepte müekked sünnet mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Bayrama iki ay kala kurban alan, kurbanın sütünü içmesi caiz mi?
CEVAP
Kurban etmek niyetiyle alınan hayvanın sütü içilmez, fakire verilir.

Sual: Kurbanlığın bayramdan önce yavrusu olsa, bunu ne yapmak lazımdır?
CEVAP
Kurbanın sütü, yünü gibi yavrusu da fakirlere sadaka olarak verilir. Satın alındıktan itibaren, kurbanlık hayvanın yününden, sütünden istifade caiz değildir.

Sual: Amerika’da kurban derisini satmak veya dabağlatmak mümkün değil, onun için çöpe atmakta bir mahzur var mıdır?
CEVAP
Başka çare yoksa caiz olur.

Haram parayla kurban
Sual:
Genelev kadını gibi, kazancının tamamı haram olan bir kimse, kazandığı parayla sevab beklemek niyetiyle kurban kesse küfür olur mu?
CEVAP
Evet, haramdan sevab beklemek küfür olur.

Kurban sahibi ölse
Sual:
Babam kurbanlık olarak bir koç aldıktan sonra öldü. Bu koçu kesmek gerekir mi?
CEVAP
Koç, mirasçılara kalır. Kesmek gerekmez.

Kurban keserken
Sual: Kurbanı keser kesmez başını koparmakta ve yüzmeye başlamakta mahzur var mıdır?
CEVAP
Hayvan tamamen ölüp çırpınması durmadan, başını koparmak ve derisini yüzmeye başlamak mekruhtur. (S. Ebediyye)

Hâmile ve kurban kesmek
Sual:
Babaannem, (Hanımı hâmile olan erkek, kurban kesemez. Keserse doğacak bebeğin sesi hırıltılı çıkar) dedi. Böyle bir şey var mıdır?
CEVAP
Hurafedir, aslı yoktur.

Kurbanı kesmemek
Sual: Bazıları, (Kurban kesmek farz değildir. Kurban kesmek üzere topladığımız paraları, farz olan hizmetlerimize harcıyoruz) diyorlar. Kurban kesmeyip, paralarımız başka yere gidince kurbanımız kesilmiş oluyor mu?
CEVAP
Hayır, kesilmiş olmaz. Allahü teâlâ, (Kurban kes!) buyuruyor. (Kurban kesmeyip parasını başka yere de verebilirsin) demiyor. Eğer kurban kesilmezse, dinin (Kurban kes!) emri ortadan kalkar. Dinin her emri böyle akla göre değiştirilirse ortada din kalmaz.

Zengine kurban eti vermek
Sual:
Kurban kesen komşulardan bazıları, bize et getirince, (Siz kurban kestiniz mi?) diye sordular. Böyle sormak uygun mu?
CEVAP
Hiç uygun değil. Kesen kimse, et almak için kesmedim diyebilir. Kesmeyen de, utancından kestik diyebilir. Yalana sebebiyet vermek doğru değildir. Kurban eti, kurban kesen zengine de verilebilir. Din kitaplarında deniyor ki:
Kurban kesen kimse, bunun etinden fakir olsun, zengin olsun herkese verebilir. Etin üçte birini evine bırakmak, üçte birini komşulara, gerisini de fakirlere vermek müstehabdır. (S. Ebediyye)


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir