İslamda Birden Fazla Evlilik

SORU: İslam da birden
fazla kadınla evlPapağanilik var mı? Böyle bir şey varsa bu kadınlara haksızlık değil mi?

CEVAP:
Sözde kadın haklarını savunduğunu iddia eden dinsizlere atfen, şunu biliniz ki çok eşliliği kadınlar kendi rızaları ile istemekteler. Onları zorlamak dinen günahtır. Hatta öyle bir durumda o nikah geçersizdir.
İslam da dört kadınla evlenmek İlahi bir emir değil, şartlar uygun olduğunda sadece ruhsattır.  

SORU: Bu kadınlara haksızlık olmaz mı?

CEVAP: Allahu teala haksızlık yapmaktan münezzehtir. Her kim Allah’a haksızlık yaptı derse o kimse kafirdir. Mümin erkeklere verilen bu ruhsat, kadınlara haksızlık değildir.. Zira, Allah asla kullarına haksızlık yapmaz. Allah biz kullarına sorumluluklar vererek imtihan etmektedir. Kadın ve erkeğin sorumlulukları vardır. Herkes yaptıklarının karşılığını âhirette eksiksiz alacaktır. Haksızlık kulların eksik anlayışlarındadır. Allahu teala kadınları ikinci bir eş olmaya zorunlu kılmamaktadır. Kadın isterse ikinci olmaz. Bundan dolayı da onu hiçbir kimse zorlayamaz. hatta bir kadın nikah yapılırken koca adayına ikinci bir eş almamayı şart koşabilir.
O halde bir kadın kumalı olmuşsa rızası ile olmuş demektir.
Kendi rızası ile ikinci veya üçüncü eş olmayı seçen kadın için; “Kadınlara haksızlık olmuyor mu?” demek anlayış eksikliğinden ileri gelir.
Erkeğe verilen ikinci eş izninde, erkeğin zevcelerinin geçimlerini temin etmek hususunda onların nafakalarını üstlenmesi ve hanımlarının arasında eşitliği gözetmesi şartları vardır. Eğer, eşler arasında eşitlik sağlanmayıp memnuniyetsizlik olursa, erkek dînen sorumludur. Böylesi bir evlilikte ise, erkeğin günaha girerek cehennemde azap çekmesi kaçınılmaz bir durumdur. Eşler arasında adaleti sağlamak oldukça zor bir iştir. Bunun bilincinde olan mümin kocaya, ikinci eş hususunda atacağı adım hiçte cazip gelmeyecektir.

SORU; Kadınlara da ikinci eşle evlenme izni verilmemesi bir haksızlık değil mi ?

CEVAP: Birden çok erkekle evlilik hiçbir dinde yoktur.
ÖYLESİ BİR İLİŞKİ
 BİR KOMÜNİSTLERDE, BİR DE KÖPEKLERDE VARDIR.
Böyle bir şey, sağ duyulu kadın ve erkekler için nahoş bir durumdur. Öylesine gayri ahlaki  bir evliliğe Allahu teala elbette izin vermez ve vermemiştir de.
İslam’da çok eşliliği eleştirenler, Müslüman olmayan veya sözde Müslüman görünen nice  varlıklı kimselerin kaç tane metresleri olduğunu niçin eleştirmezler?
Sözde kadın özgürlüğünü savunduklarını sananlar, çok erkeklerle düşüp kalkan kadınların ne kadar bedbaht olduklarını göremeyecek kadar kör müdürler?
O zavallı kadınların akibetlerine hiç bakmazlar mı?
Eğer bir kimse gerçekten sonsuz geleceğini mahvetmek istemiyorsa ve Allah’a tam inanmış kimse olmak istiyorsa, Allah’ın ayetleri hakkında tartışmaya gitmemeli, O’nun emirleri ve yasaklarındaki güzellikleri ve incelikleri düşünüp, akıl gözü ile onları görmeye çalışmalıdır.

Clvr: İslamda çok evlilikte ne yarar vardır?

CEVAP: Çok evlilik de ne zarar var?
Çok evlilikte fayda olup olmayacağı, duruma göredir. Eğer çok evlilik gerekiyorsa fayda, gerekli görülmüyorsa, bir yararı yoktur. Zaruret olduğunda ise, ikinci bir  evliliğin faydası görülebilir.
Allahu teala Peygamberimizin hayatının müminler için çok güzel örneklerle dolu olduğunu bildirir ve ayeti kerimede buyurur ki, mealen:
“Andolsun ki, Resulullah, sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.” (Ahzab Sûresi, [33:21])
– “O asla kendi nefsinden konuşmaz. O sadece vahiy ile konuşur.” (Necm S. 3-4 ayetler)
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz 25 yaşında iken 35-38 yaşlarında bir kadınla (Hz. Hatice r.anha) evlilik yaptı ve O vefat edinceye kadar da hiç bir hanımla evlenmedi. Ancak O’nun vefatından sonra hayatının son evrelerine doğru, savaşlarda dul kalan yaşlı kadınlarla (Aişe) hariç onları himaye etmek maksadı ve bir de Peygamberlik görevini kadınlar arasında da daha yaygın olarak ifa edebilmek için onlarla evlenmiştir. İstese idi bir Peygamber ve Devlet Başkanı olarak en genç ve en güzel kızlarla evelenebilirdi. Bunu hiç bir kimse de yadırgamaz ve sorgulamazdı.
Peygamber(s.a.v.) Efendimizin gençlik yıllarında tek eşli hayatı tercih etmiş olması, ileri yaşlarda ise çok eşliliği tercih etmesinin hikmeti sebebinin şehvani olmadığını göstermektedir. Sağ duyu sahibi kimseler bu gerçeği anlamakta gecikmezler. Ancak aklı şehvetle bozulmuş inkârcılar bu hikmeti anlayamayıp vartaya düşerler. Bu zaten, her zaman böyle süre gelmiş bir durumdur.

Erkeğe ikinci eşle evlenme ruhsatı, erkeğin maddi durumunun yerinde olması; ailenin geçimini temin etmeye gücü yetmesi ve hanımlarının arasında eşitliği gözetmesi durumunda bu izin ona verilmiştir. Eğer eşler arasında memnuniyet sağlanamazsa bundan erkek sorumludur. Böylesi bir evlilik ise, cehennemde azap çekmeye sebeptir. Eşler arasında adaleti sağlamak oldukça zor bir iştir. Bunun bilincinde olan mümin kocaya, ikinci eş hususunda atacağı adım hiçte cazip olmayacaktır. Bu hususta Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmaktadır, mealen:
-” Kişinin iki hanımı olup da aralarında eşitlik sağlamazsa, kıyamet gününde bir tarafı düşmüş bir halde gelecektir.” (Râmûz-ul Ehâdîs)
Yani; çok evlilik halinde kadınlardan birisi kocasından hoşnut olmazsa koca, büyük bir sorumluk altındadır. Öylesi bir ortamda kendini bilen inançlı bir erkek, ikinci bir eşle evlenmeye nasıl cesaret edebilir?

Birden fazla (dörde kadar) evlenen erkeklere de eşleri arasında “adâleti temin etme” vazifesi yüklenmiştir. Aksi halde Allah’ın azabıyla ikaz edilmiştir.

KUR’AN’da, Çok Evlilik Nisa Suresi 3. ayetin meali ve tefsiri, mealen:
– Eğer öksüz kızlarla evlendiğinizde onlara karşı adaletli davranamamaktan korkarsanız, hoşunuza giden diğer kadınlardan iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. Eğer adaleti gözetmemekten korkarsanız, o zaman bir tane ile veya elinizin altındakiyle (sahip olduğunuz câriye ile) yetinin. Doğruluktan ayrılmamak için bu daha elverişlidir. (Nisa-3)
Elmalı Tefsiri
-Bunun için ve eğer yetimler hakkında onların haklarını gözetmeyeceğinizden korkarsanız, yani gerek canları, gerek ırzları ve gerek malları itibarıyla her yönden adalete ve doğruluğa riâyet edemiyeceğinizden korkarsanız -ki böyle büyük günahtan elbette korkarsınız ve korkmanız gerekir o halde durumunuza göre kadınlardan ikişer, üçer, dörder size helal ve hoşunuza gidenler ile evleniniz. Hem onları zarar ve tehlikeden korumada, hem de kendinizi zulüm ve tecavüzden korumaya vesile olur. Genellikle kadınlar kimsesizlikten ve ortaya düşmekten kurtulur. Siz de zina ve diğer günahlara, haksızlıklara düşmezsiniz.
Ancak bunda da birden fazla kadınlar arasında adaleti korumak, birine diğerinden fazla muamele etmemek gerekir. Bunun için ve eğer birden fazla kadınlar arasında da adalet yapamayacağınızdan korkarsanız -ki bundan da korkmalısınız o halde
ancak bir kadınla evleniniz.– Ca’fer kırâetinde ötre ile okunduğuna göre – bir kadın yeter. Yahut da sahip olacağınız cariyeler alırsınız. O, yani bir kadınla evlenme adaletsizlik yapmamanız ve haksızlık etmemenize daha elverişlidir. Yalnız bir kadının hakkını gözetmek elbette daha kolaydır. Bunda sıkıntıya düşmemek ihtimali daha yakındır. Bu cümleden fakirlik ve çaresizliğe düşmemenize, yani iktisadınıza daha elverişlidir mânâsı da anlaşılmıştır ki, bunda gibi düşünülmüş veya bu mânâ, konunun bir gereği olmak üzere gösterilmiştir. İlk önce görülüyor ki burada “Yetimler hakkında adalet yapamayacağınızdan korkarsanız” diye bir şart vardır. hitabı ile nikah (evlenme) emri buna bağlanmıştır. Bundan dolayı, bu şartın mânâsını ve bu emrin meydana geliş şeklini iyi anlamak için bu konuda rivâyet yoluyla gelen tefsir şekillerini bilmek gerekir. (
Nisa 3)
Diğer bir âyet-i kerimede de:

“Ne kadar gayret ederseniz edin kadınlar arasında adalete güç yetiremezsiniz. Binaenaleyh, birine büsbütün meyledip diğerini askıya alınmış gibi bırakmayınız. Eğer nefsinizi ıslah eder, Allah’tan korkup haksızlıktan sakınırsanız; hiç şüphesiz ki, Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” (Nisa, 4/129) buyurulmuştur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyurmuşlardır:

“Bir erkeğin nikahında iki kadın bulunur da, aralarında adalet gözetmezse, kıyâmet gününde bir tarafı felçli olarak diriltilir.” (İbn-i Mâce, Nikah, 47)

 

EK: 1
Şunu iyi bilmeliyiz ki, İslam dini Allah’ın gönderdiği bir dindir.

İnanan bir kimse Allah’ın gönderdiklerini sorgulamaz hikmetini öğrenmek isteyebilir. Allah’a inandığı gibi gönderdiklerine de inanır ve teslim olur.
Bunun aksini yapanlar İslam’dan çıkar. İnanmayan bir kimse bu dünyada kendine uygun bir yaşantıyı seçmekte serbesttir. İsterse 10 erkekle evlenebilir. O kimseden onu niçin yaptığının hesabı değil, niçin Allah’ın gönderdiklerini kabul etmediğinin hesabı sorulur. Bir Müslüman olarak Allah’ın gönderdiği dini beğenmeyip sorgulamak asla uygun olmaz. Aksi halde o kimse Müslümanlıktan çıkar.
Gelelim Allah’ın erkeklere çok eşlilik ruhsatını vermesine ve kadınlara tek eşliliği emretmesinin hikmetine.
Bir misalle konuya açıklık getirelim. Bir arabanın neden dört tekeri var da dört sürücüsü yoktur?
Eğer bir arabada birden fazla sürücü olsaydı o arabaya aynı anda onlardan sadece birisi direksiyona hakim olur, diğerleri aynı anda direksiyona hakim olmaları mümkün olamazdı. Zira biri sağa, diğeri sola direksiyonu çevirmek istediğinde arabada kargaşa ve fitne olurdu.
Bir kadının iki veya üç kocası olsaydı erkeklerin her biri, doğası gereği kadına hakim olmak isteyeceklerdi. Bu durumda erkekler birbirlerini öldürmeye kalkacaklar, neticede hangisi galip gelirse diğerlerini etkisizleştirinceye dek kavgayı sürdürecek ve neticede kadın yine tek eşli olacaktı. Tabi bu durumda büyük kargaşa olacak aile mefhumu diye bir şey yok olmayacaktı. Allah erklerin doğasına kadına muktedir olma gücünü koymuştur. Aynı anda iki erkeğin veya üç erkeğin bir kadına muktedir olma durumu erkeklerin doğasına aykırıdır. Bunun bariz örneği bir kızı iki üç erkek sevdiğinde aralarında ölümcül kavganın çıkmasıdır.
Aile bir otobüs gibidir. İçindeki yolcuları onun bireyleridir. Onun sürücüsü erkektir. Bir otobüse birden fazla sürücü aynı anda muktedir olması demek otobüsün ya kaza yapması ya da yerinden hiç kalkamaması demektir.
Erkekler şunu yanlış anlamasınlar. Allah çok eşliliği farz kılmadı. Sadece zaruret hasıl olduğunda ruhsat verdi. Ruhsat başka emir başka. Ramazan orucu emirdir, ama yolculuğa çıkıldığında tutmamak ruhsattır. Bu ruhsatı kullanmak zorunluluğu yoktur ama Ramazan ayında oruç tutma zorunluluğu vardır.
Allahu teala aileyi kutsal kılmıştır, o sebeple kadının aynı anda iki erkekle evli olmasını da haram kılmıştır. Kabul etmeyen Müslüman değildir. Ahirette kâfirlere ameli sorulmayacak, niçin Allah’a ve gönderdiklerine inanmadığı sorulacaktır.
Allah kadına başını örtmesini farz kılmıştır. Bunu sorgulayıp kabul etmeyen kadın Müslümanlıktan çıkar. Bu dünyada hepimiz imtihandayız. Kadın erkek eşitliği aramak komünistlerden kalma saplantılı bir batıl inançtır..
Kadınla erkek eşit olamaz. Erkek fiziksel olarak kadından üstün yaratılmıştır, kadın da erkekten duygu ve şefkat bakımından üstün yaratılmıştır. Adalet aramak doğrudur. Her birini aynı kulvarda yarıştırmak adaletsizlik olur.

    

Vesselam


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

33 soru “İslamda Birden Fazla Evlilik

  1. yani eğer bir ülkede kadın nüfusu azalıpta erkek nüfusu çok kalırsa, böyle ülkelerde var, kadınlar da birden çok erkekle evlenmesi normal mi dicez.

    • SORU: ” Yani eğer bir ülkede kadın nüfusu azalıp da erkek nüfusu çoğalırsa, böyle ülkelerde var, kadınların da birden çok erkekle evlenmesi normal mi diyecez.?”
      CEVAP:
      Sorduğunuz soruya göre Allahın son gönderdiği din, İslam’a hakaret etmekte ve eleştirmekte olduğunuzu anlamaktayım.
      Birden çok erkekle evliliğe gelince o, komünistlerde olur, bir de köpeklerde bulunur…!
      Allah’ın emir ve ruhsatını beğenmeyenler ve karşı gelenler kafirlerdir ancak.!!!
      Bırakınız bu saplantılı zihniyeti de aydınlık olan Allah’ın dinine teslim olunuz. Bu kısa hayatınız bir gün bitecek. Sakat inanç, âhirette hiç bir kimseyi kurtarmaz.
      Size Allah’tan hidayet ve istikamet üzere bir ömür diliyorum…

  2. Selamun aleykum cok merak etigim ve sizlerle paylasmak istedim bu konuyu yazma geregi duydum.
    23 yildir evliyim bu 23 yil zarfindan esimle surekli kavga kavga kavga taki 3 yil oncesine kadar kavgamiz biti nihayet kavganin sebebi ben abdestli namazli biriyim hic bi zaman zinaya bulasmadim bu yasima kadar hamdolsun Rabbime esim surekli bana bana karisma ne yaparsan yap ister disariya git zina yap ister evlen sen serbestsin ben sana izin verdim yani kavgamiz hep bunun uzerine idi ve bende surekli eger hasta isen tedavi ol hasta degilsen bana boyle yapma beni ikinci bi ese zorlama zinaya yonlendirme malesef hic tavrindan taviz vermedi bende cok sukur Rabbime hic gunah yolunu secmedim sabir etim taki helal sut emmis bir aile kizi ile tanistim derdimi anlatim evli coluk cocuk sahibi oldugumu evlenmek istedigimi esimin rahatsiz oldugunu senle evlenirsem eski esimide asla bosamiyacagimi tek tek anlatim oda kabul eti nikahimizi bi cami imami sahitler huzunda Allah cc emretigi gibi kiydik ve ben bunu eski esime su sekil izah etim evlenmeye gidiyorum bilgin olsun dedim.hani sen bana surekli bana yaklasma ne yaparsan yap iste o gun geldi ve ben evlenmeye gidiyorum saka etmedigimi bilir o yuzden bayildi tekrar bayildi kendine geldi kabul etmiyorum dedi.bende ona ister kabul et ister etme olan oldu nikahimiz bile kiyildi sen erdin muradina artik sana yaklasmiyacagim ama bu saaten sonra sende karisma bize diger esimin evi ayri bir gun eski esimdeyim bir gun yenisindeyim ama eski esim bi turlu kabulenemiyor bunu zina etseydim dahami iyi olurdu yoksa nikah kiydim dahami iyi oldu bu arada kimseye muhtac etmiyorum eslerimi ama yinede cok korkuyorum adaleti saglamadigimi da cok iyi biliyorum ama bunu bu duruma getirende ben degilim Allah cc de biliyor ben 15 yil sabretim ve Rabbimiden yardim istedim sirf gunah islemiyeyim diye Hamdolsun Rabbim duami kabul etti cok mutluyum ama iknci esim seni helal etmem diyor bende ona 23 yilik evliligimiz boyunca bana yasatigin bu izdirabi bu hayati bende hakimi helal etmem Allah cc huzurunda hesap gununde hesaplasiriz dedim ve bu sekilde yasamaya devam ediyoruz nereye kadar gider bilemiyorum Allah cc herseyin en hayirlisini nasip etsin diyorum. Bunla ilgili bi yorum yazarsaniz mutlu olurum selamun aleykum.

    • Aleykümselam Tuncer kardeşim. Sen gerçekten eşin tarafından çok büyük bir zulüm görmüşsün. Zira Peygamberimiz:
      – “Koca, hanımını yatağına davet ettiği halde kadın geçerli bir özrü olmadan kocasının yatağından uzak durursa o kadına Allah ve melekleri, sabah kadar lanet eder” buyurmuştur.
      Siz dile kolay 23 yıl çile çekmişsiniz. Üstelik hanımınız da size izin vermesine karşın şu aşamada da böyle yapması onun çok büyük günahlara girdiğinin belgesidir. Tek kelime ifadeyle siz ondan alacaklısınız.

  3. Aleykümselam Sema hanım. Size de hayırlı kandiller dilerim. Rabbim sizi bu mübarek gece hürmetine sıkıntılarınızdan halas etsin.
    Sema hanım öncelikle o adamdan hemen uzaklaşınız. O adam hem seni hem de eşini aldatmıştır. Seni bir zevk alet olarak gören bu adamdan koca olmaz.
    Onu terk ediniz ki ondan sonra size yol gösterebileyim.

  4. Dul iki cocuklu bir bayanim. Ailem yok. Simdi esim de benden bosanmayi dsunuyur. Bu durumda benim hic sucum yok. Ve esimden bosanmak istemiyorum. Oda agliyor bende. Bosanmalimiyiz.

    • Nurcan hanım her ikiniz de boşanmak istemiyorsanız boşanmayınız. Nikahınız sahihtir.

      • Bekir bey,nNe yapacagimi sasirdim. Eşimin kararini sessizce bekliyorum. Eger beni bosarsa ben cok zor duruda kalicam. Kimsem yok. Beni kurtardi ama simdi bosarsa mahvolurum. Gucsuzum ve Esimi seviyorum. Yardim edin. Eşiminde benimde gunaha girmesini istemiyorum.

        • Size nasıl yardımcı olabilirim.? Boşanmak dünyanın sonu değildir. Kadın sığınma evleri vardır. Eşiniz sizi boşarsa oraya başvurursunuz.

  5. Müslüman olarak doğduğum için (elhamdülillah ben anlayamasam da yine de Allah u Teala hak din üzere yaratmış)mensubu olduğum dini hiç araştırmamıştım yeni öğrenmeye başladım çok evlilikten, kadının üzerindeki koca hakları, mezheplerdeki ayrımlar ve kadının evde oturmasının daha uygun olmasına kadar öğrendiğim birçok şey kafamı allak bullak etti eskiden islamiyet kadına değer vermiyor dediklerini duyardım öyle şey olamaz diye düşünürdüm şimdi öğrendiklerim beni bu yüzden mi öyle diyorlarmış bu yüzden mi inanmıyorlar düşüncesine götürüyor batının metres hayatı demişsiniz bu iğrençlik eğer bir erkek eşini aldatacaksa zinaya düşeceğine ikinci evliliği yapsın tabikide benim takıldığım nokta bu değil bize hep aldatmanın ahlaksız erkekler tarafından yapıldığı öğretildi ve aldatanlar genelde kadın düşkünü hani din dışındaki çok eşlilikte benim midemi bulandırıyordu benim tuhafıma giden dinin birçok kadınla birlikte olmaya izin vermesiydi çünkü biz çok eşlilik kötü tek eşlilik ahlaklı edepli erkeklerin işidir diye özümsedik dindar erkeklerden dindar insanlardan daha edepli de kimse olmayacağına göre tuhaf gelen bu umarım anlatabilmişimdir Yardımcı olursanız çok sevinirim çünkü dini emirlere uymaya çalışıyorum ama imanın gereğinden dolayı sırf iyi yada kötü sorgulama hakkına sahip olmadığımız için ama sanki sevemiyormuşum gibi hissediyorum ve dinden çıkmaktan korkuyorum Allah Muhafaza

    • Burcu hanım. Allah sizi ve bizi hidayeti üzere sabit kadem kılsın. Şu samimi yazınıza istinaden cevap yazma gereği duydum. Aksi halde İslamiyeti karalayan, anlamak da istemeyen inkarcıları asla muhatap almıyorum.
      İslam, Allah’ın gönderdiği son ve bozulmadan günümüze dek gelen tek dindir. “Allah katında din ancak İslamdır” mealindeki ayet de bunu göstermektedir. Batılı inkarcılar İslamı gerçek manada tanımak istemediler. Ona, -hâşâ- şeytanın kitabı gözüyle baktılar ve bakıyorlar. Ama, aklını İlahiyat hususunda çalıştırmayan bu şirk topluluğu, ellerinde birbirini tutmayan 104 çeşit tahrif edilmiş İncil ve Tevrat’a toz kondurmazlar.
      Bunların İslamı en çok eleştirdikleri şey, İslam’da çok eşliliktir. Oysaki çok eşlilik İncil ve Tevrat’ta da vardı. Mesela Hz. İbrahim’in, Hz. Yakup’un ve Hz Yusuf’un iki eşi olduğu mütevatür (inkarı mümkün olmayan) bir haberdir.
      Batılı toplumların ve Batılılaşmış sözde Müslümanların İslam’a bakış zihniyetleri çarpık olduğu için İslam’ı asla çok eşlilik penceresinden anlayıp kavramaları mümkün değildir. Bu sebeple hep şüphe içinde bocaladılar ve bocalayacaklar da. Çünkü bir şey parçadan değil, ancak bütünden tanınır ve doğru bilenebilir.
      İslam’ın bir ruhsatını veya bir emrini veya bir yasağını eleştiren İslam’ı nasıl anlayabilir.? Daha işin başında boğulur gider. İslam’ı anlamak için bütünden parçaya gidilmeli, parçadan bütüne değil. Çünkü İlahi emir ve yasaklar ve İlahi ruhsatlar eleştirilerek asla hakikate varılamaz.
      Yani, batılılar veya batı zihniyetli sözde Müslümanlar, Hıristiyanların üçlü ilah uydurmasını eleştirmeyip İslam’ın çok eşlilik veya bazı yasaklarını ve emirlerini eleştirdikleri için son İlahi dini asla anlamaları mümkün değildir. Bu bakış pencerelerini değiştirmedikleri sürece de asla İslam’ın vahy dini olduğunu anlayamayarak sonsuz cehennem azabına düçar olmaktadırlar.
      Midesi bulanan bir kimseye en güzel yiyecek ve içecekler zehir olduğu gibi kafası, gönlü hasta kimselerde İslamın değerlerini asla anlayamazlar. Önce bunların ruhlarındaki hastalıklar tedavi edilmeli.
      Bu dini Allah gönderdiğine göre onun emir ve yasaklarını eleştirmek kimsenin haddine değildir.
      Allah’ın emir ve yasaklarını eleştirmek yerine onun hikmetlerini anlamaya çalışsalardı şüphesiz gerçeğe erişmelerine bir engel olmayacaktı.

  6. Ashley Shups! Bir kere siz dürüst bir kimse değilsiniz.. O Ashley Shups ismi de özenti duyduğunuz bir kafirin ismi. Saçmalayan sizsiniz. Allah’a inansaydınız böyle dört evliliğe karşı çıkmazdınız.
    Evet İslam’da dört kadınla evlenme iznini Allah vermiştir. Siz kim oluyorsunuz ki Allah’ı eleştirebiliyorsunuz.? Allah’ın sizi iki idrar yolundan çıkan bir zerre sudan yarattığını unuttunuz mu yoksa.?!
    Ateistler ve hıristiyanlar ve içimizdeki kendini Müslüman sanan Kurana karşı çıkan zındıklar da Kuran’ın verdiği çok eşlilik ruhsatına karşı çıkarlar ama karılarının birçoğu kaç erkekle yattığını bilmediği için doğan çocuklarının babasını tespit ettirmek için DNA testi yaptırırlar.
    Yine bunlar çok eşliliğe karşı çıkarlar fakat, her birinin beş on tane metresi vardır.
    Siz gerçekten İslama inansaydınız Kuranın ruhsatına ve emirlerine de inanır eleştirmezdiniz.
    Seni İlahi din İslam’a davet ediyorum.

  7. Esim ikinci hanim istemekte ama ben istemiyorum bu sorun nasil cozulecek yardimci olursaniz sevinirim

    • Neden eşiniz böyle bir şey istiyor Arzu hanım.? Siz eş olarak kadınlık görevinizi yerine getiriyorsanız onun böyle bir girişimi yapması büyük sıkıntılara sebep olur. Hatta yuvanız yıklır. İkinci eş almak Allahın emri değil.

  8. Selamınaleyküm
    Benim xxxxx xxxadığım xxxinin xxx kanser hastası ve xxnsel yaşantıları yok üzülür diye xxnede xxxeyemiyor.bu şartlar altında xxxi xxx yapmamız uygun olurmu çok huzursuzuz ayrıda kalamıyoruz

  9. ben sunu merak ediyorum. Kurani kerimde erkege 4 kadin helaldir.bu kabulum.Yalniz bu durum daha cok arap ulkelerinde uyuglaniyor ve orda normal karsilaniyor.Turkiyede ise daha cok dogu kesimde oluyor. Ic anadolu bolgesinde bile hos karsilanmiyor. Hatta insanlar hor goruyor. kadinlar o kadinlara aciyorlar ve o kasinlarin satusu dusuktur genelde. cogu Turk kizlar evlenirken ve evet cevabi verirken mustakbel kocasina tek esi olma dusuncesiyle veriyor. Adamin ilerde boyle yapacagini bilse evlenmez.Niye guzel yasantisini birakip oyle bir evlilik yapsinki. Kizin aklina gelmez bile boyle kotu bir suprizle karsilacagina. Bu cokesli evlilker coagaldina gore turk ayleleri kizlarini verirken ve kizlar o evet cevabini vermeden kocasindan 2.3.4. esi almayacagina karsilik soz mu almali. yani durup duruken aliskalliklarimizi degistirmelimiyiz. turk kadini kendine deger verir. bu durum turkiyede yassallasira turk erkeleri turk kizi bulmakta zorlanacak gibi. sahsen ben boyle bir evlligi istemem.sunu demek istiyorum erkegin onceden kadinin boyle birseyi kabul etmecegini bilerek evlenmesi (bu konu sozlu olarak konuslmasa ) sonrada aaaaaa bak dinimizde biz erkeklerin boyle bir hakkimiz varmis dur bu haktan bir yaralanim deme hakki varmi. karisindan izin istemesi gerekmezmi cunku biz turk kadinlari alisik degiliz ve boyle seylere hazirliksiz. yani kadin oyuna gelmis olmazmi. bu durum cogalsa Turkiyede bir kaos ortami olmazmi. artik demekki kiz istmeye geldiklerinde boyle bir söz alinmali kuma gelmıyecegine dayır. Gelenkler örfler degismeli demekki.Bence genel olarak ülkemizde bu konu onceden konusulmamis olsa bile erkek mustakbel esinin boyle birseyi asla kabul etmeyecini bilir.hayat gorusunden, vizyonundan dolayi.sözlu olarak bir söz vermemis olsa bile buda sesizlik icinde biz söz degilmidir.

    • Selvi hanım. Bizim ülkemizde çok eşli evlilik medeni kanuna göre zaten yasal olarak mümkün değildir. Örfi olarak da Türkler arasında hoş karşılanmamaktadır. Bir şey Allah’ın emri değilse, o şey de örfi olarak hoş karşılanmıyorsa o işi yapmamak en doğrusudur. Çok eşlilik gibi…
      Doğulu kadınlar arasında ise durum farklıdır. Ben de bir Türk erkeğiyim. Doğuluların yaşantılarını pek bilmem ama yanlış işitmedimse doğulu bir erkek ilk kez evlendikten sonra birinci eş, ikinci eşi bulmak için kocasına eş arıyormuş.
      Bazı erkekler Allah’ın emri namazı kılmazken iş dört kadına geldiğinde “Bak Allah Kuran da dört kadınla evlenmeyi emretti” diyerek yalan konuşuyor. Zira Kur’an erkeklere ikinci eş bulun diye emretmiyor. Hatta Peygamberimizin hayatına bakılırsa ilk eşi vefat edinceye dek bütün gençlik yıllarını bir eşle geçirmiştir.
      Sonraki yıllarda Peygamberimiz ve eshabı İslamın kadınlar arasında yayılması için, Müslümanlar sayıca çok az olduğu ve hızla çoğalmak için ve o devirde kadınların himayesi ancak nikahla mümkün olduğu için çok eşlilik yapılmıştır.
      Bu zamanda çok eşlilik mümkün görünmemektedir velev ki yasal olarak önü açılsa bile.

      • cok tsk ederim cevabiniz icin. ben iki gundur fasli kadinlarla bu konuyu tartisiyorum. Onlar Islam evrenseldir ve bu sizin icin de gecerlidir diyorlar. Ben erkegin Turk esinden izin istemesi gerektigini dusunuyorum toplumsal yasantimiz mentalitemizden oturu. Zira bu durmularda turk kadinin statusu dusuyor alay konusu olabiliyor, utanc duyuyor ve hayatini tepe taklak edebiliyor. Gunumuzde Suriye goc dalgasi yuzunden ozellikle dogu illerimizde bircok erkek esinin rizasi disinda karisina kuma getirdigi icin bircok bosanmalar olmus ve olamkta. ayleler yikiliyor cocuklar perisan oluyor cunku bu bir ortalama turk kadinin alisik oldugu bir durum degil ve kabul edemecegi bir sey.anladigim kadariyla turk erkegi turk esinden izin istemek durumunda 2. es almak icin.

        • Estağfirullah. Selvi hanım Allah katında muteber olan ne ise sadece onu söylemek zorundayız. Çok eşlilik konusunda da doğru olan şudur:
          Bir şey Allah’ın emri farz değilse, Rasulullah’ın sünnetlerinden sünneti hüdası da değilse, o şey örfe göre yapılmalıdır. Çok eşlilik ne farzdır ne de sünneti hüdadır(namazın içindeki sünnetler, çocukları sünnet ettirmek, ezan ve kamet gibi). Çok evlilik sünneti zevaidtir. Yani; adette sünnettir ki, bu da o memleketin örfüne göre yapılması caiz olur. Bizim örfümüze göre çok eşlilik uygun değildir. İlla da olacaksa eşinin rızasını almalıdır…
          Büyük veli ve alim Abdullahı Dehlevi hazretleri Mişkat şerhinin 1.cilt 212. sahifesinde Sakal bırakmanın adet olduğu yerlerde sakal kazımak fitneye sebep olacağı gibi sakal tıraşının adet haline getirildiği yerlerde ise, sakal bırakmakta fitneye sebep olabilir. Mubah ve caiz olan şeylerde ve sünnet-i zevaitte(adette sünnette) memleketin adetlerine uymak, fitne çıkarmamak gerekir. Çok eşlilik de bunun gibidir.
          Fakat farz, vacib, sünnet-i hüda olan şeyleri yapmakta ve ve haramlardan ve mekruhlardan kaçınmak hususunda adetlere(örfe) uyulmaz. Bunlar ancak fıkıh kitaplarında bildirilen özür ve izinlerle değiştirilebilir.

  10. Anlamadığım husus erkekler eğer çok eşlilik yapabiliyorsa kadınlar neden yapamıyor? Denmiş ki babalar belli olunmuyor. O döndemde haklısınız. Lakin tarih yaşanan döneme göre değerlendirilir. Bu dönemde öyle değil. Dna testleri ile belirlenebiliyor. Halen çok eşliliği savunanlar var. Geçmişte çok eşlilikte durum öyleyse günümüzde kadının da hakkı olmaz mı? Ne alaka erkek kadın eşittir diyorsunuz. Burada ayrımcılık görüyorum. 16 yaşında bir genç kızım ve artık sorgulamaya başladım. Yanlış sorgulamak istemem ama eğer inancım İslam olacaksa bir kafir gelip bana bir şey dediğinde tam olarak cevabını verebilmeliyim diye soruyorum. Erkekler hep bir tık daha fazla ayrıcalıklı. Erkek yapıyorsa kadın da yapar. Bu arada o metres olayında haklısınız. İğrenç bir durum lakin kadınlar da aynı haltı yiyebiliyor en azından eşitlik var.
    biz kadınlar başımızı kapatmalıyız vs vs. Erkeklerin saçlarına yaptığı bakımlardan elleriyle saçlarıyla oynamalarından biz etkilenemiyor muyuz? O vakit onlar da kapamalı ?

    • Şunu iyi biliniz ki, İslam dini Allah’ın gönderdiği bir dindir. İnanan bir kimse Allah’ın gönderdiklerini sorgulamaz hikmetini öğrenmek isteyebilir. Allah’a inandığı gibi gönderdiklerine teslim olur.
      Bunun aksini yapanlar İslam’dan çıkar. İnanmayan bir kimse bu dünyada kendine uygun bir yaşantıyı seçmekte serbesttir. İsterse 10 erkekle evlenebilir. O kimseden onu niçin yaptığının hesabı değil, niçin Allah’ın gönderdiklerini kabul etmediğinin hesabı sorulur. Sizin bir Müslüman olarak Allah’ın gönderdiği dini sorgulamanız asla caiz olmaz. Aksi halde Müslümanlıktan düşme tehlikesi ile karşılaşırsınız.
      Gelelim Allah’ın erkeklere çok eşlilik ruhsatını vermesine ve kadınlara tek eşliliği emretmesinin hikmetine.
      Bir misalle konuya açıklık getirelim. Bir arabanın neden dört tekeri var da dört sürücüsü yoktur?
      Eğer bir arabada birden fazla sürücü olsa o arabaya aynı anda onların birden fazlası hakim olamaz. Zira biri sağa diğeri sola direksiyonu çevirmek istediğinde arabada kargaşa ve fitne olur.
      Bir kadının iki veya üç kocası olsaydı erkeklerin her biri, doğası gereği kadına hakim olmak isteyeceklerdi. Bu durumda erkekler birbirlerini öldürmeğe kalkacaklar, neticede hangisi galip gelirse diğerlerini etkisizleştirinceye kadar kavgayı sürdürecek ve neticede kadın yine tek eşli olacaktı. Tabi bu durumda büyük kargaşa olacak aile mefhumu diye bir şey yok olacaktı. Allah erklerin doğasına kadına muktedir olma gücünü koymuştur. Aynı anda iki erkeğin veya üç erkeğin bir kadına muktedir olma durumu erkeklerin doğasına aykırıdır. Bunun bariz örneği bir kızı iki üç erkek sevdiğinde aralarında ölümcül kavganın çıkmasıdır.
      Aile bir otobüs gibidir. Onun sürücüsü erkektir. Bir otobüse birden fazla sürücü aynı anda muktedir olması imkansızdır.
      Erkekler şunu yanlış anlamasınlar. Allah çok eşliliği farz kılmadı. Sadece zaruret hasıl olduğunda ruhsat verdi. Ruhsat başka emir başka. Ramazan orucu emirdir, ama yolculuğa çıkıldığında tutmamak ruhsattır. Bu ruhsatı kullanmak zorunluluğu yoktur ama Ramazan ayında oruç tutma zorunluluğu vardır.
      Allahu teala aileyi kutsal kılmıştır, o sebeple kadının aynı anda iki erkekle evli olmasını da haram kılmıştır. Kabul etmeyen Müslüman değildir. Ahirette kafire ameli sorulmayacak, niçin Allah’a ve gönderdiklerine inanmadığı sorulacaktır.
      Allah kadına da başını örtmesini farz kılmıştır. Bunu sorgulayıp kabul etmeyen kadın Müslümanlıktan çıkar. Bu dünyada hepimiz imtihandayız. Kadın erkek eşitliği aramak komünistlerden kalma saplantılı bir inançtır..
      Kadınla erkek eşit olamaz. Erkek fiziksel olarak kadından üstün yaratılmıştır, kadın da erkekten duygu ve şefkat bakımından üstün yaratılmıştır. Adalet aramak doğrudur. Her birini aynı kulvarda yarıştırmak adaletsizlik olur.

  11. İyi günler size bir sorum olacaktı. Bir kadın diğer kadını kabul etmezse erkek yinede ikinci kadınla evlenebilir mi?

    • İyi günler Esma hanım. Bu zamanda, bir erkeğin ikinci bir eşle çocuk gibi bir sorunu olmadığı ve ilk eşi kadınlık görevini yaptığı sürece ikinci bir eşle evlenmemesi daha uygundur.

  12. Islam dininde bir erkek birden fazla eşle evlenip bu evliliklerden dünyaya gelen çocukların psikolojisini niçin dusunmezsınız?

    • Bayan Elif, o medeniyetine hayran olduğunuz tek eşli Avrupalıların ve sosyete deyyusların metreslerinden meydana gelen nikahsız birlikteliklerden doğan piçlerden, nikahlı çok eşli Müslüman babaların çocuklarının psikolojisi daha sağlıklıdır.
      Çünkü esrar yok, ibnelik yok, zina yok, kadını dövmek yok. İstatistikler bu söz konusu sapkıların sizin tayfada daha çok olduğunu göstermektedir. Kaldı ki, biz yine de tek eşlilikten yanayız. Bir tane olsun adamakıllı olsun deriz.

  13. Zero musun, sıfır mısın? Müslüman isen Allah’ın belirttiği evlilik durumunu kabullenmen şarttır. Allah’ın gönderdiği İslamı beğenmiyorsan Müslüman değilsin. Benim çok zalim olacağımı nereden uyduruyorsun? Siz beni, ben sizi tanımam. Terbiyesizlik etme haddini bil.!

    • Ne mutlu ki müslüman,bir anne babadan doğmuşuz. İslamı oldugu gibi kabullenip dini yaşayıp, her iki taraftada refaha ermek yerine zorla irdeleyip illa bir açık bulmaya çalışıyorlar. Yazık…

  14. Özgen Hanım burada bir yanlış algılama vardır. O sözümüz de kadın için bir hakaret söz konusu değildir. Orada kast ettiğimiz ifade, erkeklerin pis niyetlerine atıftır. Bir kadını esir edip ondan üç beş erkeğin yararlanması ve ona da evlilik isminin verilmesi hangi kadın ve erkek için hoş bir şeydir?
    Buradaki kirlilik maddi değil, manevidir. Ama yine de yanlış algılamalara mahal vermemek için o ibareyi kaldırıyorum.
    Bir kadın evlenip boşandığında tekrar dilediği başka bir kimse ile yeniden evlenebilir. Buna kim kirlenmiş kap demeye cüret edebilir? Bizce öylesi bir evlilik takdire şayandır.
    Sayın Özgen Hanım. Sadece kadınlar mı mağdur olan? Günümüzde evlenmelerde ve boşanmalarda erkekler de en az kadınlar kadar mağdur edilmektedir. Hadiselere tek taraftan bakılırsa objektif olmamız mümkün olamaz.

  15. İslam’da çok eşlilik konusunu eleştirenler, Müslüman olmayan veya sözde Müslüman görünen nice varlıklı kimselerin kaç tane metresleri olduğunu niçin eleştirmezler?
    HOCAM BU PRAĞRAFINIZ ANLAMAYA YETERDE ARTAR BİLE ALLAHCC.RAZI OLSUN…Sözde kadın özgürlüğünü savunduklarını sananlar, çok erkeklerle düşüp kalkan kadınların ne kadar bedbaht olduklarını göremeyecek kadar kör müdürler?
    O zavallı kadınların akibetlerine hiç bakmazlar mı?
    Eğer bir kimse gerçekten sonsuz geleceğini mahvetmek istemiyorsa ve Allah’a tam inanmış kimse olmak istiyorsa, Allah’ın ayetleri hakkında tartışmaya gitmemeli, O’nun emirleri ve yasaklarındaki güzellikleri ve incelikleri düşünüp, akıl gözü ile onları görmeye çalışmalıdır.