HAYZ (adet) KANI

ayet- baş örtüsü farzdırHayz kanı 55-60 yaş arasıdır.
Renk: Siyah ve kırmızı adet kanı, sarı, yeşil ve toprak renginde olursa istihâza kanıdır.
Süre: En az üç gün üç gecedir. İmam-ı Yusuf’a göre, iki gün ve üçüncü günün çoğudur.
İmam-ı Şafi’ye göre bir gün bir gecedir. En fazla on gündür. Bundan sonrası hastalık kanıdır. Şafiye göre 15 gündür. (Mülteka 1.c.80. shf.)
Beyazdan başka renk de olan kanlar adet kanıdır. Bulanık kan adetin sonunda görülürse adet kanıdır. Kadının adet halindeki iki kan arasına giren temizlik, adet halinden sayılır. İki kan arasındaki kesintiler temizlik sayılmaz. (Mülteka 1.c. 81, 82 shf.)
İlk kez adet gören kadın , bir gün kan görse sekiz gün görmese, onuncu gün görse bu on günün hepsi adet günü sayılır.
Ama bir gün görse, dokuz gün görmese bunların hepsi adet günüden değildir.
(Çünkü adet süresinim en azı üç gündür).
Adet gören kadın ittifakla adet günlerinde kılmadığı namazları kaza etmez oruçları kaza eder.
(Mülteka 1.c. 83 shf.)
Kadının adeti on gün ise, kesildiğinde yıkanmadan kocasına yaklaşması helaldir. On günden az ise bir namaz vakti geçmesi gerekir. Adet bitmeden kesilse bile eşine yaklaşması helal olmaz. (Mülteka 1.c.Shf 84)
İki adet arası temizlik en az 15 gündür. En fazlası için sınır yoktur aylarca sürebilir. Bir kadın on adet görse altı ay temizlikten sonra adet görse onun adet günü on gündür. (Mülteka 1.c. Shf. 85)

 

HAYZLININ ÖZÜRLÜ OLABİLMESİ 

SORU: Hanefî’de ve diğer mezheplerde özürlü olmak için akıntının ne kadar devam etmesi gerekir?
CEVAP:
Hanefî’de, Hanbelî’de ve Şâfiî’de, özür sahibi olmak için, abdesti bozan şeyin, bir namaz vaktinde devamlı akması lazımdır. Abdest alıp, o vaktin farzını kılacak kadar bir zamanda akmazsa, özür sahibi olmaz. Bir kimse özür sahibi olunca, sonraki namaz vakitlerinde, bir kere, bir damla bile gelse, özür sahibi olması, o vakitlerde de devam eder. Bir namaz vaktinde hiç gelmezse, özür sahibi olmak biter.

Mâlikî’de ise günde bir kere gelse, hatta üç beş günde bir kere gelse bile yine özürlü olur. Bunun için, akıntısı, Hanefî’de özür sayılmayanlar, Mâlikî’yi taklit ederek rahat edebilirler.

SORU: Doktor bir bayanım. Bayanlarda mensturuel sıklusun yani aylık âdet döngüsünün dönemlerine bağlı olarak miktarı ve kıvamı değişen fizyolojik yani doğal akıntı vardır. Bu akıntı meselesi abdest ve namaz konusunda bayanların yaşadığı en büyük sıkıntı. Ancak benim birçok kapalı arkadaşım var ve hiçbirinin böyle bir şeyden yani Maliki mezhebini taklitten haberleri yok. O zaman kadınlar Maliki’yi neden taklit etmiyorlar?
CEVAP:
Bilmedikleri için. Çekinip rahatça soru soramamalarından bu sıkıntıyı çekiyorlar. Maliki’yi taklit etseler rahat edecekler. Bu akıntılar ne abdestlerini ne de namazlarını bozacak.

Ayrıca, iç çamaşırına akıntı bulaşmış ise, temizini bulmak zor olursa, bunu değiştirmeden namaz kılabilir. Maliki’de necaseti temizlemek farz değil. İhtiyaç hâlinde necasetle namaz kılmak caizdir.

SORU: Doğal akıntı sarı akıntı mı, rengi nasıl? Evlide bekârda değişir mi? Menopozdan sonra da doğal akıntı olur mu? Bu doğal akıntı nedir, diğerlerinden farkını nasıl anlayacağız?
CEVAP:
Nisaiye uzmanı bayan doktorumuz diyor ki: Doğal akıntı denilen şeyin rengi aslında şeffaf-beyaz arasıdır. Ancak bu akıntı çamaşırda veya pamukta birikince ve biraz bekleyince sarımsı renk alır. Dolayısıyla çamaşırda görülen sarı renk doğaldır. Evlide bekârda aynıdır. Menopozdan sonra olmaz, ancak eğer hormon hapı kullanılıyorsa, bir rahatsızlık varsa olabilir.

SORU: Maliki’yi taklit ederken nelere dikkat edeceğimi özetle yazar mısınız?
CEVAP:
Diş dolgusu veya idrar kaçırma, yahut bir akıntı sebebiyle Maliki mezhebini taklit eden Hanefi, sadece gusülde, abdestte ve namazda, kendi mezhebinin şartlarına ilaveten Maliki’nin farzlarına uyup müfsitlerinden kaçar. Hanefi’den farklı olan durumlar şunlardır:
1- Gusülde niyet, muvalat ve delk farzdır. Muvalat, uzuvları ara vermeden yıkamaktır. Delk, yıkanan yerleri el veya havlu ile hafif sıvazlamaktır. Sadece dokunmak da delk yerine geçer.
Gusülde saçlar hilallenir.
2- Abdestte, niyet, muvalat, delk, başın tamamını meshetmek farzdır.
3- Kendi ön edep yerine, elinin içi ile dokunan erkeğin abdesti bozulur.
4- Mestin üst ve altı tamamen meshedilir.
5- Namaz aynen Hanefi gibi kılınınca Maliki’deki farzlara da uyulmuş olur.

SORU: Ramazanda bir kadının muayyen hâli zuhur ederse, yiyip içebilir mi? Muayyen hâli sona erince, yiyip içmesi günah olur mu?
CEVAP:
Ramazan-ı şerifte, gündüz muayyen hâli sona eren kadın, bir şey yiyip içmeden oruçlu gibi durur. Fakat oruçlu iken muayyen hâli zuhur eden kadın, oruçlu gibi durmaz, yiyip içebilir. Ancak oruçluların gözü önünde yememelidir!

SORU: Kadın geceden niyet ettiği orucu öğleyin bozsa, öğleden sonra da âdet görse, kaza mı gerekir?
CEVAP:
Âdet olmasa idi kefaret gerekirdi. Âdet olduğu için kaza gerekir. Bir kimse de orucunu bozsa, sonra oruç tutamayacak kadar hastalansa yine kaza gerekir.

SORU: Âdeti 13 ve 15 olan Maliki’yi taklit eden kadın onuncu günden sonra Ramazan orucunu tutabilir mi?
CEVAP:
Evet tutması gerekir. On günden sonra değil esas âdeti kaç ise o günden sonra oruç tutmak gerekir. Hanefi’ye göre âdeti bitmiş oluyor gusledip oruçları tutar. Gusletmese de oruçlar yine sahih olur, fakat gusüllü tutmak elbette iyi olur. Maliki’ye göre de kan kesilince de yani 15 gün bitince gusletmesi gerekir.

SORU: Kaza orucu tuttuğum gün, âdetim başladı. Âdetim bittiğinde, yarıda kalan orucum yüzünden ayrıca bir gün daha mı tutacağım?
CEVAP:
Ayrıca oruç tutmazsınız. Kaza orucunuz yarıda kalmıştır. Onu yeniden tutarsınız.

 SORU: Kabir ziyaretinde hayzlı, Fatihayı besmelesiz mi okur?
CEVAP:
Hayzlının Fatihayı dua niyetiyle okuması caizdir, besmele çekmesinin mahzuru olmaz. Dua niyeti olmadan âyetleri ve Fatihayı besmelesiz de olsa okuyamaz. Dua âyetlerini besmeleli veya besmelesiz okuyabilir. Hayzlı kadın, dua niyetiyle Fatiha okuyup ölülere bağışlayabilir.

 SORU: Hayz ve nifas bilgilerini öğrenmenin hükmü nedir? Kısaca bilgi verir misiniz?
CEVAP:
Her müslüman erkek ve kadının ilmihal bilgilerini öğrenmesi farzdır. Bu bilgiler içinde, Hayz ve Nifas bilgileri de çok önemlidir. Abdest, namaz, Kur’an-ı kerim, hac, balig olmak, evlenmek gibi işler için kadın hallerini bilmek şarttır. Bunları bilmeyen, harama düşer, ibadeti sahih olmaz. Herkesin bilmesi gerekenler, Hanefi mezhebine göre kısaca şöyle:

Hayz müddeti en az 3 gün, en fazla 10 gündür. 10 günden sonra gelen kana İstihaza kanı denir. Bu hastalık kanıdır. Beyazdan başka her renk hayz kanı’dır. Kan görüldüğü andan, kesilene kadar olan günlerin sayısına âdet zamanı denir. Âdet zamanı en çok 10, en az 3 gündür. Diğer üç mezhepte en çoğu 15 gündür. Hayz kanı devamlı akmayabilir. Her gün az miktar kan görülmesi hayz hâlinin devam ettiğini gösterir. İki âdet arasında en az 15 gün temizlik hâli olur. Kan, en az 15 günlük temizlikten sonra gelip 3 günden önce kesildiğinde, namaz vaktinin sonu yaklaşıncaya kadar bekler. Sonra gusletmeden yalnızca abdest alıp, o namazı kılar ve önce kılmadıklarını kaza eder. O namazı kıldıktan sonra kan yine gelirse, namaz kılmaz. Yine kesilirse vaktin sonuna doğru abdest alıp, o namazı kılar ve kılmadıklarını kaza eder. 3 gün tamam oluncaya kadar böyle yapar.

Âdetin değişmesi
Üç gün kan gelip, normal âdet süresinden önce kesildiğinde, namaz vakti sonuna kadar bekler, kan görmezse gusledip, o namazı kılar. Kılmadıklarını kaza etmez. Normal âdet zamanı geçinceye kadar bekler. Âdet zamanı belli olan kadın, bir defa başka sayıda hayz kanı görse, âdeti değişmiş olur. Temiz gün sayısı da böyledir. Mesela, âdeti 5 gün, temizlik hâli 20 gün olan bir kadın, hayz hâlini 7 gün görse âdeti değişmiş 7 gün olmuş olur.

Âdeti 7 gün olan kadının kanı, 8 gün devam eder sonra kesilirse, âdeti 8 güne çıkmış olur. Fakat 11. gün tekrar gelirse, 7 günden sonrası istihaza kanı olur. 7 günden sonraki namazlarını kaza eder. Normal âdeti 7 gün iken 5 günde kan kesilirse, gusledip namazını kılar.

Âdetin başlayış ve bitiş vaktini bilmek çok önemlidir. Mesela, âdeti 5 gün olan kadının özrü, 10 günü 3 dakika aşmış olsa, âdet zamanı olan 5 günden sonra gelenler, istihaza kanı olur. 10 gün geçmeden yani 10 günden birkaç dakika önce kesilmiş olursa, hepsi hayz olur. Bunun için her kadının, kendi hayz ve temizlik gün sayısını ezberlemesi gerekir.

Ramazanda, sahurdan sonra, hayzdan veya nifastan kesilen, o gün yiyip içmez. Fakat, o günü kaza eder. Hayz veya nifas gündüz başlarsa, o gün yiyip içer. Hayz olmayıp istihaza kanı gelen kadın, idrarını tutamayan veya bir yerinden devamlı kan akan kimse gibi özürlü olur. Kan aksa da, namazını kılar, orucunu tutar. Özürlü olduğu için, her namaz için, o namazın vakti girince abdest alması gerekir. Fakat Maliki’yi taklit ederse, abdesti bozulmuş olmaz.

Nifasın en çoğu 40 gündür. Daha sonra gelen kan istihaza kanıdır. Nifasta da âdet günü vardır. Mesela, nifas âdeti ilk çocuğunda 25 gün ise, bundan sonraki çocuğunda 25 gün olur.

Hayz bitince
 SORU :
Hayz bitince, gusletmeden önce cima caiz midir?
CEVAP:
Hanefi’de caiz; diğer üç mezhepte caiz değildir.

Hayz olmaz
SORU:
Dokuz yaşından küçük kızdan kan gelse, hayz olur mu?
CEVAP
Hayır, istihaza yani özür olur. (Redd-ül-muhtar)

Hayzı biten kadın
 SORU :
Vaktin sonunda hayzı biten kadın, vakit çıkmadan kılamadıysa, o vakti kaza eder mi?
CEVAP
Eğer farzı kılacak kadar vakit varsa, kılmak farz olur. Kılamamışsa kaza etmesi farzdır. Eğer gusledip namazı kılacak kadar vakit yoksa farz olmaz. (Hindiyye)

İstihazalı kadın
SORU:
Bir kadının hayzı bitip istihazası devam ederken, yani özürlü iken onunla vaty caiz olur mu?
CEVAP:
Hanbelî’de haram, diğer üç mezhepte caizdir. (Mizan-ül-kübra)

 

ÖZÜR SAHİBİ OLMAK

SORU: Herhangi bir şekilde abdest tutamayan kimse, nasıl hareket eder?

CEVAP: Abdest tutamayan kimse, özür sahibi ise, istediği zaman abdest alır. Bu abdest ile, istediği kadar farz ve nafile kılar ve Kur’an-ı kerim okur. Namaz vakti çıkınca abdesti bozulmuş olur. Her namaz vakti girdikten sonra, yeni abdest alıp, bu vakit çıkıncaya kadar her ibadeti yapar. Öğleden başka dört namazdan birinin vakti girmeden önce aldığı abdest ile, bu namazı kılamaz. Çünkü, öğle namazının vakti başlarken, bir namazın vakti çıkmıyor. Özür sahiplerinin, devam eden özürleri, abdestini bozmaz. Fakat, başka bir abdest bozan sebep ile bozulur. Vakit çıkınca, özür sebebi ile de bozulmuş olur. (Tahtavi)
Özür sahibi olmak için, abdesti bozan bir şeyin, devam üzere mevcut olması gerekir.
Edası farz olan herhangi bir namaz vakti içinde, namaz vaktinin başından sonuna kadar, abdest alıp, yalnız farzı kılacak kadar bir zaman, abdestli kalamayan kimse, özrü gördüğü andan itibaren, özür sahibi sayılır. Mesela, idrar ve başka akıntılar, yel kaçması, yaradan kan, irin akması, yahut meme, göbek, burun gibi bir yerden, kan, irin akması gibi, abdesti bozan şeylerden biri, hep mevcut olur, yani bir namaz vaktinin başından sonuna kadar, bir abdest alıp, farzı kılacak kadar, durdurulamazsa, o kimse, özür sahibi olur.

Bir namaz vakti girdikten, farzı kılacak kadar zaman sonra özür başlasa, vaktin sonu yaklaşıncaya kadar bekler. Hiç durmadı ise, vaktin sonunda abdest alıp, o vaktin namazını kılar. Namaz vakti çıktıktan sonra, sonraki namaz vakti içinde durursa, önceki namazını iade eder. İkinci namaz vaktinin başından sonuna kadar hiç kesilmezse, özür sahibi olduğu anlaşılır ve kılmış olduğu önceki vaktin namazını iade etmez. En uygun olanı da, özürlü kimsenin, Maliki mezhebini taklid etmesidir. Çünkü Maliki’de, abdesti bozan başka bir sebep yoksa, o kimsenin özrü, namaz vakti çıksa da, abdestini bozmaz. Her namaz vaktinde bir kere çıkması da şart değildir. Günde bir defa veya birkaç günde bir defa da özrü zuhur etse yine özrü abdestini bozmaz. Namazdan önce veya namaz içinde idrar veya yel kaçıran yani gelen yeli tutamayan yahut akıntısı olan kimse, Maliki mezhebini taklid ederse, abdesti bozulmamış olur. (M.Erbea)

NotMaliki mezhebini taklit ile ilgili geniş bilgi, Mezhebin Önemi maddesinde, Mezhep taklidi rahmettir kısmında var.

SORU :  Akıntı, elde olmadan gaz kaçırma gibi bir özürden dolayı Malikî mezhebini taklit eden kimsenin, her namaz vaktinde, evinde de olsa abdest alması gerekir mi?

CEVAP : Evinde de olsa yeniden abdest almak, harac [sıkıntı] olur. Zaten bu gibi özürlerde, her vakitte abdest alma sıkıntısından kurtulmak için Malikî mezhebi taklit edilir. Mâlikî mezhebini taklit edince de, her namaz vaktinde tekrar abdest almak gerekmez. Mezhep taklidi harac olan işlerde yapılır. Abdest bozulunca, yeniden abdest alınması bir haracdır. S. Ebediyye’de, (Yolda, nakil vasıtalarında ve alışverişte temas korkusu olan Şâfiî, Hanefî veya Mâlikî mezhebini taklit etmelidir) deniyor.

Kitaptaki bu ifadeye aykırı olarak, (Yolda, otobüste, çarşıda bir kadına dokununca, abdesti bozulan Şâfiî, zaruret yoksa, gitsin abdestini alsın) denmemeli. Yolda, alışverişte abdesti bozulan, tekrar abdest alabilir, fakat yeniden abdest almanın harac olduğu, S. Ebediyye’de açıkça bildiriliyor. Dinimizin verdiği ruhsatlardan insanları uzaklaştırmak doğru değildir.
Bir hadis-i şerif: (Ruhsatlardan faydalanmayan, Arafat Dağı kadar günah işlemiş olur.) [Taberanî]


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 soru “HAYZ (adet) KANI

  1. Hayzli iken abdest alinipmi rabıta yapilir. Yoksa abdest alınmadan da rabıta yapılabilinir mi. İçim rahat etmiyor ben abdest alıp yapıyorum.

    • Hayzlı iken abdest alınmaz. Alınsa da o abdest sayılmaz. O durumda rabıtanızı abdestsiz olarak yapabilirsiniz.

  2. Hayız 9 gün surup temizlenilse iki gün sonra gelen akıntı istihaze olur.. .Gusül gerekmez.dogru mudur.