Ta Fecrin Beyaz İpliği Siyah İplikten Size Seçilinceye Dek Yiyin, İçin

D  İ  K  K  A  T  !imsak- siyah iplik-beyaz iplik
Sağda bulunan resimdeki görüntü Kur’an’da belirtilen siyah iplik beyaz iplik görüntüsünün ilk oluşumundan yaklaşık 30 dakika sonra  çekilmiştir…

Fecr kelimesi Kur’an-ı Kerîm’de vakit manasında, sabah vaktini bildirmek üzere birkaç yerde geçmektedir. İlgili ayeti Kerime de şöyle buyrulur (mealen):

“Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız, size helâl kılındı. Onlar, sizin için bir örtü, siz de onlar için bir örtü durumundasınız. Allah, nefsinize güvenemeyeceğinizi bildiği için müracaatınızı kabul buyurdu ve sizi bağışladı. Şimdi onlara yaklaşın ve Allah’ın sizler için yazdığını isteyin.
Ta fecrin beyaz ipliği siyah iplikten size seçilinceye kadar yiyin, için.
Sonra da ertesi geceye kadar orucu tam tutun. Bununla beraber siz mescitlerde îtikaf halinde iken onlara yaklaşmayın. Bunlar, Allah’ın sınırlarıdır, sakın onlara yaklaşmayın. Allah, âyetlerini insanlara böyle açıklıyor ki sakınıp korunsunlar.”
(Bekara/187)


Fecir; sözlük manası yarmak demek olup, güneşin doğma alametinin başlama vaktidir. Namaz, oruç ve hac gibi ibadetler belli bir vakit içerisinde yerine getirilir. Yani bu ibadetlerin belirlenen o zamanlarda yapılması şarttır. Bu vakitler ya güneşe göre veya aya göre tespit edilir. Mesela günde beş defa kılınan namazların vakitleri güneşe göre; yılda bir ay tutulan ramazan orucunun başlangıç ve sonu da, gökteki aya göre tayin ve tespit edilmiştir.

     Beş vakit namazın vakti âyetle sabittir. Kur’an-ı Kerîm’de :
“Hiç şüphesiz namaz insanlara belirli vakitlerde farz kılınmıştır” (en-Nisâ, 4/103) buyrularak buna işaret edilir.
Bu, vaktin namazın farz olmasına sebep teşkil etmekte ve o vakitte kılınmasıyla da edasının bir şartı yerine gelmektedir.

      Ancak bu vakitlerin başlangıcı ve sonu hadislerle tesbit edilmiştir. Meselâ sabah namazının vakti ne zaman başlar ve ne zaman biter? Bu, Hz. Peygamberce (s.a.s.) bildirilmiştir. İşte fecr kelimesi bize sabah namazı vaktinin geldiğini ve imsak vaktinin başladığını bildiren bir zaman parçasını anlatmaktadır.

      Fıkıh terimi olarak fecr, tan yerinin ağarması ve sabah vaktinin başlangıcı demektir. Ayet ve Hadislerde gecenin bittiğini gündüzün başladığını, yatsı namazı vaktinin bitip sabah namazı vaktinin başladığını, oruç tutacak kimse için yeme ve içmenin sona erdiğini ve imsak olduğunu bildiren anı ve zamanı ifade eder.

 

Peygamber Efendimiz oruçla ilgili Kur’an’ın bu ayetine kendi mantığı ile anlam vermeye çalışan bir sahabeyi şu hadisi şerifleriyle uyarmış bulunmaktadır:
Adiy’in (Radıyallahu anh) rivayeti şöyledir:
“Ey Allah’in Rasulu! Ayette geçen “beyaz ipliğin siyah iplikten ayrılması” nedir, bunlar iki iplik degil mi?” diye sordum da Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana:
– “İki ipliğe baktı isen sen gerçekten kalın enselisin”
dedi ve su açıklamayı yaptı: “Hayır, iki iplik değil, onun biri gecenin karanlığı, diğeri de gündüzün beyazlığıdır.” buyurdular.
(Buhari, Tefsir, Bakara 2, 28.)

Yazımızın sağ üst köşesindeki resim, siyah ipliğin beyaz iplikten ayırıldığını gösteren en bariz bir örnektir… Ufuktaki ağartı gözüktüğü vakit yemeden içmeden kesilir akabinde sabah namazının vakti girmiş olur.
Bu gün bazı kalın enseliler çıkıyorlar siyah iplik ile beyaz ipliğe bakarak imsak vaktini ölçmeye kalkıyorlar. Bunlar bir de bazı fakültelerde öğretim görevlisi olarak güya ilim adamı yetiştiriyorlar.
Bunların eline kalan eğitim öğretim de garip kalmıştır. Zira iş ehlinde değildir.
Kadir geceşinin tan yerinin ağarmasına, şafak sökmesine kadar devam ettiğini bildiren ayette de;
O gece tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir” (el-Kadr, 97/5) buyrulmaktadır.
     Bazıları ise, orucun başlangıç vaktini güneşin doğuşuna kadar getirmek istiyorlar veya sabah namazını gece namazı sayıp sabah namazı güneş doğuncaya kadar kılındığına göre oruç vakti de güneşin doğuşundan sonra başlamalıdır gibi bir yorum yapmak istiyorlar. Halbuki bu ayet gecenin, fecrin doğuşuna yani tan atana kadar devam ettiğini bildirmektedir. Tan yeri ağarınca gece bitmiş olacağından oruç tutacak kimsenin bu andan itibaren yeme, içme ve cinsi ilişki gibi işlerden uzak durması gerekir. Nitekim Hz. Aişe’nin naklettiği bir hadiste: “Bilâl ezanı geceleyin okuyordu. Bundan dolayı Allah’ın Rasulü:

 – “İbn-i Ümmi Mektum ezan okuyuncaya kadar yiyiniz, içiniz çünkü o fecr doğmadan ezan okumaz’ buyurdu” (Buhâri, Savm, 17) denilmek suretiyle şafağın sökmeşinin orucun başlangıcı, vakti olduğu belirtilmiştir.

      İslâm hukukunda fecr, kâzib fecr ve sâdık fecr veya birinci fecr ve ikinci fecr olmak üzere iki kısma ayrılır.

      Fecr-i Kâzib veya birinci fecr: Herhangi bir vaktin başlangıcı değildir. Namaz ve oruç açısından bir şey ifade etmez. Yatsı namazının vakti henüz devam etmektedir. Sabaha karşı doğuda tan yerinde ufuktan gökyüzüne yukarıya doğru dikey olarak piramit şeklinde yükselen bir aydınlık meydana gelir ki buna fecr-i kâzib denir. Araplar buna “zenebü’s-sirhan” yani kurt kuyruğu diye isim vermişlerdir. Bundan sonra yine kısa bir süre karanlık başlar.
Fecr-i Sâdık ; bu kısa süreli karanlıktan sonra ufukta yatay olarak boydan boya yayılıp dağılan aydınlığa fecr-i sâdık veya ikinci fecr denilir. Hz. Peygamber (s.a.s.):
Sakın ashabım sizi ne Bilâl’in ezanı ne de fecr-i müstatil sahurunuzdan alıkoymasın. Fakat siz sahur hususunda ufuktaki fecr-i müstatire itibar ediniz” buyurmuştur. Müstatil fecr-i kâzib, müstatir fecr-i sâdıktır (Müslim, Sıyam, 40-44).

       Fecr-i sâdıkla sabah namazı vakti girer, oruç yasağı başlar. Oruç ikinci fecrin doğuşundan güneşin batışına kadar devam eder. Sabah namazı da ikinci fecrin doğuşundan başlar, güneşin doğuşuna kadar süren zaman içinde kılınır. Yani fecr-i sâdık demek güneşin doğuşu demek değildir. Fecr-i sâdık ile güneşin doğuşu arasında yaklaşık olarak bir saat kadar veya biraz fazla bir vakit bulunduğu söylenebilir. Çünkü Cebrail, Peygamberimize birinci gün sabah namazını fecr doğunca kıldırmış, ikinci gün ise ortalık iyice aydınlandığı zaman kıldırmış ve bu iki vakit arasındaki zaman:
“Senin ve ümmetin için vakittir, bu aynı zamanda senden önceki peygamberlerin de vakti idi” demiştir (es-Serahsı, I, 141).

      Fecr-i kâzib henüz gece vakti sayıldığından bu zamanda yatsı kılınabilir, oruç tutacak olan yiyip içebilir. Fecr-i sâdıktâ ise sabah vakti girmiş, gece bitmiş, yatsı vakti ve sahur vakti geçmiş demektir.
Alttaki resim imsak vaktinin en belirgin halidir.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

D İ K K A T !
Resimdeki görüntü Kur’an’da belirtilen siyah iplik beyaz iplik görüntüsünün ilk oluşumundan yaklaşık 30 dakika sonra  çekilmiştir…

 


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

19 soru “Ta Fecrin Beyaz İpliği Siyah İplikten Size Seçilinceye Dek Yiyin, İçin

  1. Benim bulunduğum yerde imsak saatinin başlangıcı gece 03’tür. Ben bizzat gözlem yaptım ilk ağartının oluşması 03.15 dedir. O resimdeki gördüğün görüntünün oluşması ise imsaktan 30 dakika sonradır.. Yani 3.45’e takabül eder. Senin anlayacağın takvimlerdeki imsak saati doğrudur.
    Kendi kendine ahkam kesip de vebale girme.
    Araplarda saat olmadığını sanman ise tam bir cahilliktir. Abbasi halifesi Fransa kralına ilk çalar saati hediye olarak gönderdiğinde kral “saatin içinde şeytan var” diyerek saati kırdırmıştır. İslamın çıktığı ilk yıllarda insanlar kum saati kullanmaktaydı. Günün 24 saat olduğu saatin 60 dakika olduğu ise milattan önce 4000 yılarında bilinmekteydi.
    Alemi cahil kendini allame yerine koyman senin cehaletini ortaya koyman için yeterlidir.
    Tabi olduğun mezhepsizlerin yolunda olman ise sana bela olarak yeter, başka bela aramana gerek kalmamış.

  2. Bir şahıs devenin şeytandan yaratıldığını söylüyor güya hadis de söylüyo buna nasıl cevap verecez

    • Peygamberimiz buyurdular ki:
      “Koyun ağıllarında namaz kılın, zira koyunlar mübarek (hayvanlar)dır. Deve ağıllarında namaz kılmayın. Zira onlar şeytanlardır.” (K.S. 2696 C.8 S.536 Akçağ, alıntısı. Ebu Dâvud, Salât 25,(493

      Berâ (radıyallahu anh)’nın rivayetlerine göre Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle demiştir:
      “Deve ağıllarında namaz kılmayın, çünkü onlar şeytandandır.”
      Koyun ağıllarından soruldu:
      “Oralarda kılın, çünkü onlar berekettir” buyurdular.” (K.S. 3689 C.10 S.478 Akçağ, alıntıları. Ebu Dâvud, Tahâret 72,(184); Tirmizi, Tahâret 60,(81).

      Bu ve bunun gibi hadisler mecazidir. Mesela günümüzde de keçiye şeytan derler. Aslında bu deyimle keçinin çevikliği ifade edilir. Peygamberimiz ise bu hadisinde develerin huysuzlandığında insana zarar verebileceğini ve onların bulunduğu yerden uzak kalınmasını ifade etmek istemiştir.
      Tabi cahil kimseler usul-i hadis öğrenmeden hadis okumaya kalkarsa kendisi münkir olur insanları da dinden soğutur.

    • Orucunuz tehlikeye girmiştir. Bir daha öyle yapmayınız. İmsaktan sonraki beş on dakika ihtiyat vaktidir o vakitte namaz kılmak da öyledir… Riske girmemek lazım.

  3. Allahın kulları Allahın ölçüsünü örtmeyin. yukarıdaki fotoğraf herşeyi net olarak gösteriyor. imsak ezanı okunduğunda eğer bu fotoğraftaki gibi bir görüntü yoksa Resullahın “İbn-i Ümmi Mektum ezan okuyuncaya kadar yiyiniz, içiniz çünkü o fecr doğmadan ezan okumaz” hadisini dikkate alın Hz. Bilalin gece yarısında okuduğu ezana göre sabah namazınızı kılmayın imsağı isterseniz bu resimdeki vakte kadar uzatın. Hatada ısrar Allahın sınırlarını çiğnemek hafife almak olur.

  4. Suan ezan okudu kimse yemek yememe izin vermiyor ama fecr vakti yani beyaz ip ve siyah ip denilen havadaki o kızıllık saha cıkmadı hala yiyebilirim diye dusunuyorum çünkü internette ayetlere baktım havadaki kızıllığı insan kendi gözüyle seçilince anca yeme

    içmeden kesilir diyorlar kafam çok karıstı benim lutfen yardım edin

    • Ayete kendi aklınıza göre mana vermeyiniz. Siyah iplik beyaz iplik gece ile aydınlığın birbirinden ayrılması anlamındadır. Yani şafak söktüğü anda yeme ve içme kesilir. Buna da imsak denilir.

      • Siz şimdi ezan okundugunda ufukta o görüntüyü gürdüğünüzü iddaa ediyorsunuz öylemi ben ezan okunduktan 1 saat sonra o görüntü oluşuyor

        • Şimdi biz ezan okunurken şafağın söktüğünü yazmadık dikkatli oku yazımızı. Ezan takvimlerdeki imsak saatinde okunur ama o saatte namaz kılamazsın. Çünkü şafak sökmemiştir. Öyle ise diyeceksin ki ezan neden erken okunur?
          İhtiyat zamanı bırakmak için. Bu 15 dakika veya 20 dakika arasıdır. Ezandan sonra 15-20 dakika geçtikten sonra şafak söker. Artık o anda bir şey yense oruç bozulur. Bu riske girmemek için takvimlerdeki imsak saatine riayet etmek gerekir.
          Bazı aptallar İstanbul’da güya gözlem yapmaya kalkarlar. İstanbul sisli bir memleket orada şafak yaklaşık bir saat sonra gözükebilir ancak.
          Yarım saat aç kalmakla kimse ölmez. Ama oruçlar boşa gidebilir.

          • Bu nasıl site dini paylaşım yahu
            Yok efendimiz soru soran sahabeye kalın enseli demiş eğer kesin delilin şahitliğin yoksa ve konuşma tarzını efendimiz sav yapdıysa sen iftira atmış olursun ve şuda var sen müslümansın istanbuldaki kardeşin hata edip yanlış ediyorsa sen onu tatlı dille güzellikle uyar aptal diyerek hakaret etme nitekim herkezin cahiliyet dönemi vardır çok güvenmemek lazım kendimize Allah vaz geçerse kendinle övünmenden dolayı senden aman yarabbi helak olursun selametle

          • Siz siteyi eleştireceğiniz yerde uslübününü düzeltin adam gibi konuşmayı öğrenin. Senin karşında babanın oğlu yok yahu ne demek oluyor?
            Hadisin kaynağı var. İnanmıyorsan git bul oradan oku. Kalın enseli demek anlayışı az demektir. O halde siz de o kalın enselilerden olmalısınız bay Çakır Mehmet Han, anlamadığınıza göre.

  5. Güneşin doğuşu terimi güneşin tam gözükmesimi demek yoksa her tarafı aydınlatmasımı çünkü bulunduğum ilde herşey birbirinden ayırt edilebilir durumda iken namaz kılınıyor doğru mu bu acaba

    • Namaz kılarken güneşin ucu ufuktan gözüktüğü anda namazı selamlamamışsanız o namaz bozulur 45 dakika sonra onu kaza edersiniz.

  6. HOCAM ,biz bukadar aydinlamayi beklemeyip daha once kesihoruz yeme icmeyi hava boyle olunca artik sabah namazimizi kiliyoruz.

      • Güzel kardeşim … herşeyi bir kenara atıp kendi aklımızı ön plana alıyor. Sonra da bocalayıp yanlışa düşüyoruz… bize düşen 1430 küsür senedir devam edegelen uygulamaları tatbik etmek.. herkes kurandan anlayamaz. Kuran öyle günlük gazete değil. Onların hepsi ilmi terimlerdir…

        • Biz başka bir şey mi söyledik ki kendi kendinize akıl veriyorsunuz?
          Yazımızı okumadan ön yargıya girmeyin.
          Bizim vermek istediğimiz mesaj, mezheplere göre amel etmektir. İmsak konusunda da muteber takvimlere uymak gerektiğidir. Diyanet takvimi bizim için ölçüdür.

          • Mert Foxpiller isimli çakma Müslüman! Alt satırda verdiğin ayet meali yanlıştır çarpıtılmıştır.
            “Sakın, kendilerine apaçık kanıtlar geldikten sonra, gruplara ayrılıp, anlaşmazlığa düşenler gibi olmayınız. Mezheplere bölünüp ayrılığa düşenler için büyük bir azap vardır.” (ÂLÎ İMRAN,105)
            Aynı ayetin doğru meali şudur:
            “Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.” (Âl-i Imran/105)
            İlgili ayet Hıristiyan ve Yahudilerden İlahi dinlerini terk edip sapıtanlar hakkında nazil olmuştur. Siz, Kur’an ve Sünnete sıkı sıkıya bağlı Ehli Sünnet olan Müslümanları o kafirlere nasıl benzetirsiniz.?! İlgili ayette mezhepler ifadesi geçmediği halde onu nerenizden uyduruyorsunuz.?
            Dört hak mezhebi alimler uydurmadı, onları bizzat Peygamberimiz hayatında tatbik etti. Dört hak mezhebe sataşmak Kur’an ve Sünnete sataşmaktır. Aklınızı başınıza alınız, kafirliğe heves etmeyiniz.!