“Geceleyin abdest aldım ve namaz kıldım. Ardından uyudum. Rabbimi en güzel sıfatta gördüm.(Kaynak: Hadis-i Tirmizî, Tefsir: 39, No: 3235, 5/368; Ahmed İbni Hanbel, Müsned, No:16621, 5/584)

İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin rüyada Allah’ın rububiyetiniRabbani tecelliyatını) yüz kere müşahede ettiği, 100’üncüsünde :
“Ey Rabbim! Kıyamet günü mahlûkat azabından nasıl kurtulur?” diye sorduğu;
Allah’ın da ona:
“Kullarım sabah akşam Zatımı ve isimlerimi tespihe devam ederlerse azabımdan kurtulurlar.” Diye müjdelediği bildirilmiştir. (Kaynak: lbn-i Abidin, Reddu’l-Muhtar, 1/35)

Bayezıd-ı Bistami (ra) demiştir ki:

“Rüyamda Rabbimin rububiyetini müşahede ettim. Ona dedim ki:
“Sana varan yol nasıldır?
Rabbim dedi ki:
“Nefsine itimat etme, bana gel!”
Bütün bunlar bize şunu göstermektedir: Allahu Tealanın rüya da görülmesi O’nun zatının görülmesi değil, isim ve sıfatlarının tecellisinin görülmesidir. Cübbesiz lakaplı bir sapık çıkmış Kur’an ayetlerine kendi sığ aklı ile mana vererek ehli sünnet alimlerini karalıyor aklınca. Bu adam kesinlikle konuya vakıf birisi olmadığı ve neyin ne manaya geldiğini kavrayamadığı için ehli sünnet alimlerini karalamaya çıkmış bir vehabidir.
Kendisine Allahu Teladan irfan verilmesini dileriz.