Rüya Nedir?

rüya nedir notBismillâhirrâhmânirrahîm
Her hayrın ve şerrin yegane yaratıcısı kendisinden başka İlah olmayan Allahu Tealadır. O’nun eşi ve benzeri ve dengi yoktur. Herkese kuvvet ve hayat veren O’dur.  
 

RÜYA: Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz buyurdular ki;
-” zel rüya gören, hemen Allahü teâlâya hamd ve şükretsin! Kötü rüya gören, Allahü teâlâya sığınsın, rüyasını kimseye anlatmasın! O zaman rüyanın ona zararı olmaz.” (Hadis-i Dare Kutni)
Ebû Katâde radiya’llâhu anh’den rivâyete göre Peygamber aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: 
“Güzel rü’yâ Allah’tandır. Fenâ rü’yâ da şeytandandır. Biriniz korkunç yâni karışık rü’yâ gördüğünde hemen sol tarafına tükürüp, üflesin ve o rü’yânın şerrinden Allâh’a sığınsın, (Eûzü bi’llâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm, desin!). Bu sûretle o rü’yâ, gören kimseye zarar vermez.”
(Kütüb-ü Sitte-1358)

Rüya; Büyük İmam, İmam-ı Rabbani(k.s.) hazretlerinin açıklamasına göre: İnsan uyuduğu zaman ruhu bedenden geçici olarak ayrılır . Seyahate çıkan bir kimsenin evinden ayrıldığı  gibi beden kalıbından Misal Alemine geçer. O alem madde alemi ile Melekut alemi arasında bulunmakta olup, orada mahlukların kendileri değil sadece örnekleri vardır. Orada her mahlukun bir bir benzeri vardır. Rüya gören bir kimsenin, rüyasında “Ben seni rüyamda gördüm ” dediği zaman , o kimse “Ben bir şey hatırlamıyorum” der . Bu doğrudur . Çünkü Rüya gören , gördüğünü iddia ettiği kimsenin kendisini değil benzerini görmüştür.

Bu hususta Peygamberimiz:

“Peygamberlik gitti , sona erdi , benden sonra peygamberlik yoktur. Ancak mübeşşirat vardır ki, o da sahih rüyadır. Bu rüyayı ya bizzat kişi kendisi hakkında görür veya başkası onun hakkında o rüyayı görür.”

İbn Mace’nin (r.a) rivayet ettiği bir hadis-i şerifte rüyalar üç kısımdır:

1-Korkulu rüyalar: Bunu başkasına anlatmamalı, yorumda etmemeli.

2- İnsanın uyanıkken fazla ilgilendiği bir husus hakkında gördüğü rüyadır. Bu da yorumlanmaz.

Nübüvvetin kırk altıda bir parçası sayılan rüyalardır ki bunlar Rahmani rüyalardır. Bunları Ana Kitabdan melekler o kimsenin rüyasına yansıtırlar. Bu rüyalar müjde ve uyarı niteliğindedir.

Evliyanın uyanıkken gönül gözü ile gördüklerine keşif denir. Yalnız bu gönül gözü ile görülen görüntüleri,  süfli bir kimsenin gördüğü basit ve sıradan görülen rüyalar gibi sanılmasın. Bu keşifler öyle görüntülerki herbiri bin bir dünya zevkini alt üst eden nurların mest ettiği  tecellilerden ibarettir.  Her insanda bu gönül gözü bulunur amma , biz insanlar çeşitli dünyevi istek ve arzularımız  ile bu gözün görüntüsünü perdeleyerek kör kalmış durumdayız..

Rüyaların gerçekleşme durumuna gelince, bazıları  görüldüğü gibi çıkarken,  bir çoğuda rumuzludur ve bu sebeple yorum gerektirir.

SALİH RÜYA:

– Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatıyor: “Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle demişti: “Benden sonra, nübüvvetten sadece mübeşşirat (müjdeciler) kalacaktır!” Yanındakiler sordu:
“- Mübeşşirat da nedir`?” ” Salih rüyadır” diye cevap verdi.”
Muvatta’nın rivayetinde şu ziyade var: “Salih rüyayı salih kişi görür veya ona gösterilir.”
Buhari, Tabir, 5; Muvatta, Rüya 3, (2, 957); Ebu Davud, Edeb 96,(5017).

– Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Zaman yaklaşınca, mu’minin rüyası, neredeyse yalan söylemeyecek. Esasen mu’minin rüyası, nübüvvetin kırk altı cüzünden bir cüzdür.” Buhari’nin rivayetinde şu ziyade var: “Nübüvvetten cüz olan şey yalan olamaz.”
Buhari, Ta’bir 26; Muslim, rüya 8, (2263); Tirmizi, rüya 1, (2271); Ebu Davud, Edeb 96, (5019).

– Ebu Rezin el-Ukeyli Lakit İbnu Amir İbni Sabire (radiyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Mu’minin rüyası, nübüvvetin kırkaltı cüzünden bir cüzdür. Bu rüya, anlatılmadığı müddetce bir kuşun ayağında (takılı vaziyette) durur. Anlatılacak olursa hemen düşer.”
Tirmizi, Ru’ya 6, (2279, 2280); Ebu Davud, Edeb 96, (5020).

– Ebu Said (radiyallahu anh) anlatıyor: “Mu’minin rüyası, nübüvvetin kırk altı cüzünden bir cüzdür.”
Buhari, Ta’bir 4, Muvaatta 1, (2, 956).

– Tirmizi’de Ebu Said’den şu rivayet kaydedilmiştir: “En sadık rüya seher vakitlerinde görülen rüyadır.”
Tirmizi, Ru’ya 3, (2275).

– Buhari’nin bir rivayetinde Resulullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurur: “Beni rüyada gören, gerçekten beni görmüştür, çünkü şeytan benim suretime giremez.”
Buhari, Tabir 2, 10; Muslim, Rüya 10; (2266); Muvatta, Rüya 1, (2, 956).

– Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatıyor: “Rasulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Rü’ya üç kısımdır: Biri Allah’tan bir müjdedir. Biri nefsin konuşmasıdır. Biri de şeytanın korkutmasıdır. Biriniz hoşuna giden bir rü’ya görecek olursa, dilerse onu anlatsın. Eğer hoşuna gitmeyen bir şey görürse onu kimseye anlatmasın, kalkıp namaz kılsın.”

– Avf İbnu Malik radiyallahu anh anlatıyor: “Rasulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Rüya üç kısımdır: “Bir kısmı; ademoğlunu üzmek için şeytandan olan korkulardır; bir kısmı, kişinin uyanıkken kafasını meşgul ettiği şeylerdendir; bunları uykusunda görür; bir kısım rüyalar da var ki, onlar peygamberligin kırkaltı cüzünden birini teşkil eder.”
Ravi Muslim İbnu Miskem der ki: “Ben, Avf İbnu Malik radiyallahu anhe: “Sen, bu hadisi Rasulullah aleyhissalatu vesselam’dan bizzat işittin mi?” dedim. Avf, (iki sefer tekrarla): “Evet! Ben bunu Rasulullah aleyhissalatu vesselam’dan işittim. Ben bunu Rasulullah aleyhissalatu vesselam’dan işittim” dedi.”

 – Semure İbnu Cundeb (radiyallahu anh) anlatıyor: “Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) sık sık: “Sizden bir rüya gören yok mu?” diye sorardı. Görenler de, O’na Allah’ın diledigi kadar anlatırlardı. Bir sabah bize yine sordu:
” Sizden bir rüya gören yok mu ?”
Kendisine: “- Bizden kimse bir şey görmedi!” dediler. Bunun üzerine:
” Ama ben gördüm” dedi ve anlattı.()– Hz. Enes (radiyallahu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)’in şöyle söylediğini isittim:
“Ben bu gece, rü’yamda, kendimi Ukbe İbnu Rafi’in evinde imişim gördüm. Orada bana İbnu Tab denen cinsten taze hurma getirildi. Ben bu rüyayı şöyle te’vil ettim: “Yükselme dünyada bizimdir, ahirette de hayırlı akıbet bizimdir, dinimiz de tamamlanmıştır.”
Muslim, Ru’ya 18, (2270); Ebu Davud, Edeb 96, (5026).  – Urve (radiyallahu anh) , Hz. Aişe (radiyallahu anha)’dan şunu nakletmiştir: “Hz. Peygamber aleyhissalatu vesselam bana dedi ki:
“Rüyamda sen bana üç gece gösterildin: Melek seni bana bir ipek parçası içerisinde getirdi ve “Bu senin zevcendir, aç onu!” dedi. Ben de açtım, içindeki sendin. Ben: “Bu rüya Allah katından ise, onu gerçekleştirecektir” dedim.”
Buhari, Nikah 9, 35, Ta’bir 20, 21; Muslim, Fezailu’s-Sahabe 79; Tirmizi, Menakib (3875).  – Hz. Aişe (radiyallahu anha) anlatıyor: “Rüyamda hücreme üç ayın düştüğünü gördüm. Rüyamı babam Ebu Bekr (radiyallahu anh)’e anlattım. Sükut etti, cevap vermedi. Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) vefat edip de odama defnedilince babam Ebu Bekr:
“- İşte (rüyanda gördüğün) üç aydan biri ve en hayırlısı!” dedi.”
Muvatta, Cenaiz 10, (1, 232). 
– Abdullah ibn Ömer (radiyallahu anh) anlatıyor: “Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) zamanında kişi, bir rüya görecek olsa onu Rasulullah -(aleyhissalatu vesselam)- efendimize anlatırdı. O sıralarda ben genç, bekar bir delikanlıydım, mescidde yatıp kalkıyordum. Bir gün rüyamda, iki meleğin beni yakalayıp cehennemin kenarına kadar getirdiklerini gördüm. Cehennem kuyu çemberi gibi çemberlenmişti. Keza (kova takılan) kuyu diregi gibi iki de direği vardi. Cehennemde bazı insanlar vardı ki onları tanıdım. Hemen istiazeye başlayıp üç kere: “Ateşten Allah’a sığınırım” dedim. Derken beni getiren iki meleği üçüncü bir melek karşılayıp, bana: “Niye korkuyorsun? (korkma)” dedi.
Ben bu rüyayı kızkardeşim Hafsa (radiyallahu anha)’ya anlattım. Hafsa da Rasulullah (aleyhissalatu vesselam)’a anlatmış. Rasulullah (aleyhissalatu vesselam):
“- Abdullah ne iyi insan, keşke bir de gece namazı kılsa!” demiş. Salim der ki: “Abdullah bundan sonra geceleri pek az uyur oldu!”
Buhari, Ta’bir, 35, 36, Salat 58, Teheccut 2, Fedailul-Ashab 19; Muslim, Fedailus-Sahabe 140, (2479).

HOŞLANILMAYAN RÜYA GÖRÜLÜNCE

7131 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki: “Biriniz hoşuna gitmeyen bir rüya görünce uzandığı zaman diğer yanına dönsün, üç sefer soluna tükürsün. Allah’tan o rüyanın hayrını talep edip, şerrinden Allah’a sığınsın.”

7132 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’a bir adam gelip: “Rüyamda başımın vurulduğunu, (koparıldığını) sonra da yerde yuvarlandığını gördüm!” dedi. Resülullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurdular: “Şeytan (birinize rüyasında) gelir. O da bundan korkar. Sabah olunca, gidip bunu halka anlatır.”

RÜYA NEYE DAYANILARAK YORUMLANMALI?

7133 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Rüyada gördüğünüz şeylerin isimlerini, o rüyayı yormada esas alın. Keza gördüklerinizin künyelerini veya kinaye mânalarını da dikkate alın. Rüya, ilk yorumcuya göre (vuküa gelir, öyleyse rastgele kimselere anlatmayın).”

7134 – Ümmü’l-Fadl radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre: “Kendisi (bir gün): “Ey Allah’ın Resülü! Rüyamda sanki sizin uzuvlarınızdan birinin evimde olduğunu gördüm” demiş, Aleyhissalâtu vesselam da: “Hayır görmüşsün. Kızım Fâtıma bir oğlan çocuğu dünyaya getirir, sen onu emzirirsin” buyururlar.

Gerçekten de Hz. Fâtıma radıyallahu anhâ (bir müddet sonra) Hz. Hüseyin veya Hasan radıyallahu anhümâ’yı doğurdu. Ümmü’I-Fadl da (kendi bebeği) Kusam’ın sütüyle onu emzirdi.

Ümmü’I-Fadl (sözüne devamla) dedi ki: “Bir gün ben onu Aleyhissalâtu vesselâm’ın yanına getirip kucağına koydum. Ç’ocuk (Resulullah’ın kucağına) işedi. Bende çocuğun omuzuna vurdum. Resülullah aleyhissalâtu vesselâm müdahale ederek “Oğlumun canını yaktın. Allah sana rahmet (mağfiret) etsin” buyurdular.”
Ruyada görülen renkler; kırmızı ve siyah ise hayırlı değildir. Beyaz ve yeşil ise o rüyanın hayırlı olacağı anlamına gelir.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir